Saçaklardan sarkan buzların erimeye başlamasıyla birlikte, kışın son günleri içinde olduğumuz hissine kapılırdık. Ertesi gün uyanıpta
Pencereden bakınca, dizboyu karla yanıldığımızı anlardık. Saatlerce
Oynanan kartopu ve oyunlardan sonra, uyuşan ellerimizi ısıttığımız
Sobanın közünde pişirdiğimiz ekmeğe sürdüğümüz margarin ve peynirin lezzeti unutamadığımız tatların ve aldığımız kiloların en büyük sebebiydi. Arkasından televizyonda açıklanan, İstanbul valiliğince eğitime 3 gün ara verildi anonsu, tüm öğrencileri sevince
boğardı. Tatilimizi derse değilde, karla oynanan oyunların bedelini
soğukalgınlığı ve ateşle öderdik. Bunun en büyük sıkıntısını ise rahmetli annem çekerdi.
- Hayırlısıyla bir bahar gelse. Diye bize hayıflanırdı.
Yerin seni çektiği kadar ağırsın,
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın,
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin,
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Devamını Oku
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın,
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin,
Nefret ettiklerin kadar kötü..




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta