Andelip Mehmet Şiirleri - Şair Andelip M ...

Andelip Mehmet

Şimdi geçim derdi, vururken halkı,
Sormaya dilimiz, kalmadı Reis!
Sabırla bir ömür, çevirmek çarkı,
Yanmaya külümüz, kalmadı Reis!

Dolu cep boşaldı, her ay başında,

Devamını Oku
Andelip Mehmet

Sürükleyip âlemi, bir sel gibi akarız,
Her damlada kavrulan, kalplerin dili vardır.
Ne söylenen bir söze, ne bir ten’e bakarız,
Kırılmış aynalarda, gölgenin eli vardır.

Gönlümüz taş kesilir, her secdede bir yük var,

Devamını Oku
Andelip Mehmet


Bu dünya böyledir, tok da var, aç da,
Akl-ı selim, kâmil insan kalmadı.
Tehditler şantajlar, şimdi revaçda,
Toprak gibi masum, vicdan kalmadı

Devamını Oku
Andelip Mehmet

Ey ruhumda ki sevda, yüreğimde ki şiâr,
Sen ki, Yüce Ecdâd’ın, alnındaki secdekâr.
Geceme kandil olup, zülfünle nur ekerdin,
Sen ki; Arş’a örtüydün, toprağa gül dikerdin.
Serinlerdi ateşim, gözyaşında her bahar.
Sen ki bir dua gibi, gökten inen bir karâr,

Devamını Oku
Andelip Mehmet

Kimi koyun, kimi kurt, alçaklıkta sıraya,
Edep hayâ kalmamış, kat yalanı yalana,
Eller halkın cebinde, hele bir bak şuraya,
Hakkı bâtıl yaparak, bak gaflete dalana.

Mazlumun ahı tutmuş, yanıyor şimdi ocak,

Devamını Oku
Andelip Mehmet

Bulutlar yağmurla dolarken gözüne,
Bu aşkın hasreti sende bir pay mıdır?
Gökyüzü masmavi gülerken yüzüne,
Kirpiklerin bir ok, kaşların yay mıdır?

Yıkandı yağmurla tertemiz gözlerin,

Devamını Oku
Andelip Mehmet

Hakikât meyine susamış isen,
Bir ömür sabreden, hale muhtaçsın.
Yüreğin aşk ile hep yanmış isen,
Kor olan ateşte küle muhtaçsın.

Olmadan yokuşun çilesi, iniş,

Devamını Oku
Andelip Mehmet

Kem gözlerle bakan, sinsi bir yosma
Çarpık düzenlerle, bal oldu şimdi,
Som altından idi boynunda tasma
Zincir bağlanınca, kul oldu şimdi.

Şu derin devlerin bitmiyor planı,

Devamını Oku
Andelip Mehmet

İnce bir çizgi çektim, hasretin paklığına,
Gözümden yaş akarken, gönlüm kaldı bu gece.
Şiirimde mısralar, katlandı yokluğuna,
Düşünürken maziyi, zaman doldu bu gece.

Geceler sus - pus şimdi, yıldızlar küskün bana,

Devamını Oku
Andelip Mehmet

Zaman gibi kadim, kaderin derin,
Felâketten çıktın, dimdikti ser’in;
Birkaç yiğit insan, kaldı eserin,
Gelip sığındılar, bağrına senin!

Eteklerin ova, göğsün bir tepe,

Devamını Oku