Bir çocuk gördüm, sanki hayal meyal,
Elinde bir poşet anlayamadığım sarılıkta,
Büzmüş poşetin ağzını, dayamış burnuna,
Sanki sarhoş, sanki kendini yetirmiş...
Kalabalığın arasında ayağında delik pabuç.
Parmakları donmuş, mosmor, burnu kırmızı.
Dönülmez akşamın ufkundayız.Vakit çok geç;
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan
Devamını Oku
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan



