Alparslan Eskici Şiirleri - Şair Alparsl ...

0

TAKİPÇİ

Alparslan Eskici

Bir sabah uyandık, dünya başımıza yıkıldı. Kahramanmaraş'tan Hatay'a, bir yandan Malatya'ya, diğer yandan Adıyaman'a uzanan bir acı çığlığı duyduk. Toprak, yüzyıllardır sakladığı sırlarını bir anda ortaya çıkardı. Binlerce can, bir anda toprakla bir oldu.
Hatay'ın zeytin ağaçları, artık yeşermiş meyveler vermiyordu. Adıyaman'ın tarihi taşları, gözyaşlarıyla ıslanmıştı. Malatya'nın elmaları, dallarında kalmış, kimseye nasip olmamıştı. Kahramanmaraş'ın kalbi, paramparça olmuştu.
Enkaz altında kalan umutlar, birer birer söndü. Çocukların kahkahaları, artık sokaklarda yankılanmıyordu. Yaşlıların ninnileri, rüzgarda kaybolmuştu. Ailelerin sofraları, bir daha kurulmadı.
Gökyüzü, gri bir örtüyle kaplanmıştı. Güneş, yüzünü göstermekten utanır gibiydi. Kuşlar bile sessiz kalmıştı. Herkesin yüreğinde, tarifsiz bir acı vardı.
Enkazdan çıkarılan her beden, yeni bir gözyaşı seline neden oluyordu. Ama aynı zamanda, dayanışmanın da en güzel örnekleri yaşanıyordu. İnsanlar, birbirlerine sımsıkı sarılıp, bu zor günleri birlikte aşmaya çalışıyorlardı.
Unutmayacağız, asla unutmayacağız. Kaybettiklerimizin hatırası, yüreğimizde yaşayacak. Onlar için yaşamaya devam edeceğiz. Daha güçlü, daha birlik, daha dayanışmalı bir Türkiye için çalışacağız.

Devamını Oku
Alparslan Eskici

Bir türkü duyulur uzak diyarlardan,
Yüreğimde yankılanır aşkın feryadı.
Senin olmaya geldim, ey sevgili,
Adınla yeşeren umutlarım var.

Gözlerin bir deniz, ben bir kayık,

Devamını Oku
Alparslan Eskici

Ah be kahpe hayat...
Ne çok sahne var senin perdenin ardında
Ne çok yıkım, ne çok kahkaha,
Hepsi aynı anda yaşanıyor, aynı sokakta.
Dost dedik, sırtımızı döndük…
Meğer bıçağını bilemiş, gülümsediği her gün.

Devamını Oku
Alparslan Eskici

Gözlerim kapanır, rüyalarımda senin kollarında uyanırım.
Kokun burnumda, sıcaklığın tenimde.
Bir an için her şey yolunda.
Sonra gözlerimi açar, boşluğa bakarım.
Yorganın altında seni ararım, yoksun anne.
Sesini duyar gibi olurum bazen.

Devamını Oku
Alparslan Eskici

Bir insanın içi,
ancak bu kadar yanabilir…
Bir insan,
sevdiğine kızarken bile
onu özleyebilir…
Ben bunu sende öğrendim.

Devamını Oku
Alparslan Eskici

Ben, Anadolu'nun kendisiyim, Zamanın ördüğü nakış nakış, Binlerce yıllık bir hikaye, Toprağın derinliklerinde saklı.
Ben, Hititlerin taş tabletleriyim, Friglerin gizemli tümülüsleri, Lidyalıların altın şehirleri, Urartuların sarp kaleleri.
Ben, Efes'in mermer sütunlarıyım, Bergama'nın yükselen tapınakları, Truva'nın yankılanan savaş çığlıkları, Kapadokya'nın peribacaları.
Ben, Selçuklu'nun çinili kubbeleriyim, Osmanlı'nın ihtişamlı sarayları, Cumhuriyet'in aydınlık yüzü, Bugünün coşkusu, yarının umudu.
Ben, buğday tarlalarının rüzgarıyım, Zeytin ağaçlarının gölgesi, Akdeniz'in mavi dalgaları, Karadeniz'in hırçın suları.
Ben, Torosların doruklarındaki kardelenim, Mezopotamya'nın bereketli hilaliyim, Van Gölü'nün derin sularındaki inciyim, İzmir'in körfezindeki martıların sesiyim.

Devamını Oku
Alparslan Eskici

Ben bugün efkârlıyım…
Ne gökyüzü mavi, ne rüzgâr benimle,
Sanki bütün şehir sırtını dönmüş de
Bir tek yalnızlığım kalmış elimde.
Bir anne kokusu var içimde eksik,
Bir baba sesi yankı olur gecemde,

Devamını Oku
Alparslan Eskici

Ben çok yoruldum anne…
Sanki omuzlarıma dünyanın bütün kapıları kapanmış gibi,
her açmaya çalıştığımda elimde yalnızca pas tutmuş bir anahtarın
kırılgan gövdesi kalıyor.
Ben çok yoruldum anne…
İnsanları anlamaya çalışmaktan,

Devamını Oku
Alparslan Eskici

Ben gidiyorum artık…
Aşka, vuslata, hasrete, yarene küsüp ben gidiyorum.
Toprağa, kuşa, yakamoza küsüp ben gidiyorum.
Bir ömrün en sessiz yerinden,
kimsenin duymadığı kırık bir iç çekiş gibi
yavaşça silinip gidiyorum…

Devamını Oku
Alparslan Eskici

Ben Gidiyorum
Ben gidiyorum.
Bu sabah bir kuş konmadı pencereme.
Ne çocuklar bağıra çağıra geçti sokaktan
Ne de fırından yeni çıkmış bir ekmeğin kokusu vardı.
Hava boştu.

Devamını Oku