Ey güzeller maliki, sana nâlânı mecnunem
Bu acizar fakrımla, biçare viranem
Firakın zevk ile nuş eder, hem de acı elem
Anlatamam seni ne kaal ile ne de lisanen
Tükenir ummanı derya, yazsada kalem
Seni tarife bilirim, ne çare mecalem
Ne mutlu o aşkın denizinde
Boğulmayı bilenlere
Ne mutlu o firkat zehrini
İçipte ölenlere
Bakma aşka na ehil gülenlere
Müjdeler olsun iki cihan ona
Bi vefa vermedim, masivayı dünya gülüne,
Neyleyim Ufku cüdayı,şu fenaya yandı özüm,
Encam-ı bekâdır canım.bu sefayı can seline,
Bi sefa dermedim, şu ednaya kandı özüm.
Urgan urgan örülür saçlarında asması,
Ne güzelde görünür bellerinde basması,
Açılmış dür düğmeler gerdanında tasması
Haydi artık geliver,şu gönlümün yosması,
---- nakarat ---
Leyli leyli leylim yar,
Ol mahı-ın sefih olmasın canıma,
Şeb-i nur olsun safi şüküfteler,
Ah-ına bedel,mehri can olayım,
Dem-i sur olsun,nafi şüküfteler.
-- nakarat ---
Nice şahlar gördüm, tahtı yıkılmış
Tacı kefen olup, suyu ısınmış
Teneşire yatmış, teni dağılmış
Gönlümdeki baki, sensin sultanım
Cahil bilmez, içer üzüm şarabı
Ülfeti aşinayım o maşuku alâya
Hikmeti vedudum, aşıkı Mevlâ'ya
Soramam illeti bu ney sultanım
Karganın sesi bana mey sultanım
Nasıl çalar bu benim, tamburumun telleri,
Seher yeli götürmüş, o nüşve-i dilberi,
Dolaştım yorgun etti,şu gurbetin illeri,
Nasıl çalar bu benim,tamburumun telleri,
Hasırım servet oldu-ben bu derde düşeli,
Merdana girip varmışım, ten ile tanrı kapısına
Feryad edip pervan oldum, şaşkınım yapısına
Bulmadım sevgiden alâ ne hikmet ne servet
Yitmişim emelden, kalmadı zan ile arzum
Nail oldum kokusuna, meylim salmışım tapusuna
Kim azm eyler cefa yı cânâna,
Agâh olur bezm-i fermana,
Terk-i davayımış vasl erbabı,
Lâl olur münkir-i nâdana,
Razân kaal etme vefa yı meydana,




-
Mustafa Turhan
-
Mustafa Turhan
-
Mustafa Turhan
Tüm Yorumlarpeçen ayindir cemali
işiten bilendir ali
varlık getirmez kemali
yokluğuna pazarım ben
aşılıyım dosta ezel
aşkı bela hepsi gazel
insana değdi o güzel
melamiyle gülzarım ben.
www.antoloji.com/mustafa_turhan
selama selam
Aç peçen canın vereyim
Yokluğun nere sereyim
Evvel ahir bir pareyim
Muradına nazarım ben,