Ali Lidar Şiirleri - Şair Ali Lidar

Ali Lidar

52.

Tesirsiz ne kadar söz varsa
ruh cebimde biriktirdim
ki zaten ben
küçükken de meraklıydım

Devamını Oku
Ali Lidar

53.

İnsanlarla marullar arasındaki en büyük fark; marulların, marullarla insanlar arasındaki en büyük farkı fazla umursamamalarıdır. Bir insan eğer isterse oturup saatlerce insanlarla marullar arasındaki en büyük farkın ne olduğunu düşünebilir. Oysa hiçbir manavda bunu mesele yapan bir marulla karşılaşmazsınız..
Sonuç: Galiba marullar bizden daha akıllı..

Devamını Oku
Ali Lidar

54.

Belki canım sıkkındı belki sadece dikkat çekmek istemiştim belki söylediklerim aslında söylemek istediklerimin tam tersiydi tanımadığın biri yoldan geçerken küfretse bile sana efendim der bir şans daha verirsin acaba yanlış mı anladım dersin bana o yabancıya verdiğin şansı bile vermedin efendim deseydin seni seviyorum diyecektim belki demedin bir şey sırtını dönüp gittin iyi mi oldu yani şimdi sana da yazık bana da..

Devamını Oku
Ali Lidar

55.
Benim için hiçbir özel durumu olmayan uzak bir arkadaşım, tesadüfen karşılaştığımız saçma sapan bir mekanda ayak üstü bir kaç dakika lafladıktan sonra, "Seni hiç iyi görmüyorum" dedi. "Ama sanırım bu çok kötü bir şey değil. İyi olmamak için bilinçli bir şekilde uğraşıyor gibisin ve bütün rahatsızlıklarını tırnaklarınla kazıyarak kendin yaratmışsın. O yüzden de beter ol demekten başka bir şey söylenmez sana."
Boynuna sarılmak istedim o uzak arkadaşın ama tuttum kendimi. En yakınlarımın bile anlayamadığı, hatta benim bile toparlayıp dillendiremediğim otuz yıllık ruh halimi üç cümleyle özetleyiverdi. Evet tırnaklarımla kazıyarak yoktan varettim ben mutsuzluklarımı. Ne denir ki başka? "Bu mutsuzluk benim,ilişmeyin.."

Devamını Oku
Ali Lidar

56.
Peşpeşe okuduğum iki kitabın ismi Ruh Kırılması ve Ruh Hastalığı. İkisinin de yazarının ismi İsmail. İkisi de daha önce duymadığım kitaplardı ve tesadüfen elime geçti. İki farklı yayınevinden çıkmış, yakın tarihlerde basılmış ve büyük ihtimalle iki yazarında birbirlerinden haberdar olmadan yazdıkları iki ayrı kitap..
Arka arkaya okudum ve bol bol göz damlası kullanmak zorunda kaldım. Tutunamayanlar'dan beri hiçbir kitapla bu derece yakınlık kuramamıştı ruhum. Sanki iki İsmail, birbirlerinden tamamen habersiz bir şekilde yıllarca benim içimi izlemiş gördüklerini kağıda dökmüş. Edebi değerleri tartışılır, hatta tartışılmaz bile belki. Çok başarılı kitaplar oldukları söylenemez. Ama çok acaip bir zamanda karşıma çıktılar ve ben bir kez daha emin oldum. Tesadüf dediğimiz şeyler, Tanrının bize göz kırpmasıdır aslında..

Devamını Oku
Ali Lidar

57.
Sana dair umutlarım azaldıkça, daha çok seviyorum seni. İmkansızlığın güzel taraflarını keşfettim sayende. Yanımda Genta* taşıyorum artık. Seni her gördüğümde, arkandan üçer damla damlatıyorum. Küçücük kutu etraftan gelebilecek bir sürü lüzumsuz soruyu engelliyor.
*Genta: Göz damlası..

Devamını Oku
Ali Lidar

58.
Annem, "oğlum akşam eve erken gelir misin? " dedi. Neden anne dedim, "hiç" dedi "konuşuruz biraz." İçim acıdı. Hemen her gün laflarız annemle, ama uzun süredir konuşmuyoruz. Yani konuşur gibi konuşmuyoruz. Günlük rutin seslenmeler oluyor haliyle ama anneme "Anne, nasılsın? " demeyeli on yıl olmuştur en az..
Sonuç: Saat on ikiyi geçti ve ben hala eve gitmedim.
Sonuç 2: Hiçbir şey yapmadan bile annemi üzmeyi becerebilecek kadar boktan bir evladım ben. Tren çarpsa artık bana da hepimiz kurtulsak..

Devamını Oku
Ali Lidar

59.
Kadınlar, yaşamak istedikleri hayata aşk seçiyorlar. Erkekler ise önce aşık olup sonra aşık oldukları kadının hoşuna gidecek bir hayat yaşamaya çalışıyorlar.. Bu ne boktan çelişki lan böyle..

Devamını Oku
Ali Lidar

6.
O zaman şöyle yapalım, sen şimdi bana bir çay koy, ben de senden bir sevgili yapayım. Hem tecrübeli sayılırız, çocukluğumuzda tahta oyuncaklardan canlı arkadaşlar yaratabiliyorduk kendimize. Belki de o kadar büyümemişizdir ne dersin?

Devamını Oku