Kalk ey Müslüman, namaz vaktidir
Namaz, Hakk’ı Rahman’ın emridir
Evvela al abdestini, nurlan
Sonra rahmet kapısına dayan
Aç seccadeni aşk-u yar ile
Hakk rızası için niyyet eyle
İki cihanın güneşi
Nur Muhammed Mustafa’dır
Alemlerin efendisi
Nur Muhammed Mustafa’dır
Rahmet olan seher yeli
Uçmak istersin, uçamazsın
Koşmak istersin, koşamazsın
Hakk Teâlâ dilemezse
Adım bile atamazsın…
Hakk’a yönel, derdin varsa
Aç elini, O’ndan dile
O serinde, akıl varsa
Aç elini, O’ndan dile
Hakk Teâla SubhanAllah
Sen deryasın, bense damla
Rabbim bana rahmet eyle
Gönlüm dolu dertle, gamla
Rabbim bana rahmet eyle
Sen sultansın, bense kulum
Kalp dedikleri, nazargah-ı Mevlâ’dır,
Gizlisi, saklısı olmaz bir kulun,
Ebed alem, bu alemden evladır
Rabb’inden gayrısı, kalmaz bir kulun…
Kapılma dünyaya, bir boş hevesle,
Aşk deryasına düşmüşüm
Aşk şerbetini içmişim
“HU” deyip candan geçmişim
Gayrı Rahman kâfi bana…
Okyanusları aşarım
Bir bilinmeze düştü, düştü yüreğim
Gündüz gece ağlar, ağlar gözlerim
“Allah, Allah” söyler, söyler dillerim
Rabb’im senden yalnız, rahmet dilerim
Rabb’im senden yalnız, rahmet dilerim
Mekke’nin yollarında, ben de yürüsem
Sıcacık kumlarda, pişsem erisem
Kavruk yüreğimle, gözyaşı döksem
Rahmet kapısında, garip bir kulum
Alev aldı kalbim, aşk ateşiyle
Can ellerinde, canan ararım
Düştüğüm dertlere, derman ararım
Yerlerden, göklerden, seni sorarım
Dertlerin dermanı, sendedir Mevlâ’m…
Her dem seni andım, gündüz gecede




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!