Sildim cihanın izini
Kestim nefsimin sözünü
Alev aldım ver odunu
Hakk’a doğru savur beni
Attım içimden kibiri
Gül bahçesinde, gül açar
Misler kokar, Hakk aşkına
Af dileyen, rahmet saçar
Güzel söyler Hakk aşkına
Âşıklar olmuş pervane
Muhabbet ile, dolan gönül
Kavrul, kavrul; aşkla kavrul
Hakk aşkıyla, dön küllere
Essin rüzgar, göğe savrul
Ateş gerek, kül olasın
HAKK EMRİNE TÂBİ OL
Cennet ile cehennem
Kula aynı mesafe
Hakk emrine tâbi ol
Uyma sakın nefsine
Hakk yoluna giren kul
Bu yol cefa yoludur
Önce cefasın çeken
Sonra sefa yelidir
Bırak gayrı dünyayı
Varalım canlar varalım
Hakk kapısına varalım
Yol bizim sevda bizimdir
Hakk yolunda bir olalım
Dolsun muhabbetle gönül
Halim, ahvalim sorarsan
Benlik ile savaşırım
Hakk’a varalım der isen
Rıza için yarışırım
Hakk yoludur, benim yolum
Nur yüzlü gül, gül kokulu
Nur yüzlü gül, misk kokulu
Nur yüzlü gül, aşk kokulu
Hasretiz, hasretiz sana
Özlemin;
Hû der, inler gönlüm
Hakk der, ağlar gönlüm
Görmek ister cemâlini
Erenlere, sorar gönlüm
Can erenler, dost erenler
Küfrün sesi, inletirken alemi
O sesi bastırmayan, diller utansın…
Zulmün postalları, çiğnerken ma’bedimi
On parmağı sağlam, eller utansın…
Kudüs kalemdir!
Küffar; tarumar ederken kalemi,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!