Sahte bahçelere aldanma, hepsi solacak
Gözlerindeki fer bir gün tamamen bitecek
Yalancı tebessümler yüzünde kuruyacak
Boş vaatlerle dolu heyben elinde kalacak
Toprak altındaki gerçek seni bekliyor
Aldatıcı parıltılar aklını çeliyor
Gönlün bu tuzağa isteyerek geliyor
Vakit daralıyor, ölüm sessizce geliyor
Süslü sofralarda kurulan o hayaller
Birer birer yıkılır, dökülürsenceler
Pişmanlık ateşiyle kavrulur seneler
Hesap günü kapıda, titrer bütün eller
Boşlukta yankılanır kibrin o sesleri
Süpürüp götürür fırtına izleri
Geride kalmaz kimsenin gizli eseri
Mezar taşı yazar akıbetin hecesi
Mavi düşler sandığı çoktan kül oldu
Güvendiğin dağlara kar üstüne doldu
En güvendiğin dostun elbet yabancı oldu
Bahar sandığın ömrün kışa boğuldu
Yaldızlı boyalar dökülür paslı tenden
Kimse kurtulamaz o amansız pençeden
Eser kalmaz o ihtişamlı yalandan
Ömür dediğin ibretlik bir romandan
Dönüşü olmayan yola çıktı kervanın
Fayda etmez artık dökülen figanın
Söndü içerideki o hırsın volkanın
Topraktan başka kalmadı tek sığınanın
Tuzaklarla dolu bu fani yeryüzü
Her yüzde ayrı maske, gizlidir özü
Görmez oldu artık hakikati gözü
Sükûta büründü bu dünyanın sözü
Kendi ellerinle kazdın o derin çukuru
Unuttun sonsuzluğu, dünyalık gururu
Kapanır o gözler, biter bu kuruntu
Toprak örter üstünü, kalmaz tek umudu
Kayıt Tarihi : 7.09.2026 14:37:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!