Uçuşan saçlarını rüzgârlara taratmış
Buz gibi memleketin güzel kızı Alisa.
Adeta Yüce Allah özenerek yaratmış
Görenlerin içinde dinmez sızı Alisa.
Dilinden düşürmeden dört mevsimde vedayı
Göçmen kuşlara benzer dolaştıkça dünyayı.
Sanki ağırlamamış kapısında sevdayı
Dert etmemiş kendine; dağı, düzü Alisa.
Bakışları Akdeniz, saçlar buğday başağı
Uzun bacaklarıyla yürür yoldan aşağı.
İnce beline sarmış güneş rengi kuşağı
Şu Kasım soğuğunun sıcak yazı Alisa.
Uzun söze ne hacet, bir tek ‘Merhaba!’ yetti
Bir alevdi gecede, canı pervane etti.
Sanki o an ruhumu gençliğime iletti
İlkbahara döndürdü en son güzü Alisa.
Sahilin kenarından otele dek yürüdük
Ardımızdan gelmedi, gölgemizi sürüdük.
O kısacık sohbette hüzünleri kürüdük
Can evimde çalınan gönül sazı Alisa.
Görenin kanı kaynar olmasa da cilvesi
Tebessümü can alır yoktur başka işvesi.
Boğazından geçerken içtiği Türk kahvesi
Gözlerinde saklıyor büyük gizi Alisa.
Kalptedir bütün duygu, akıl onun esiri
İtiraz etse bile olmaz ki hiç tesiri,
Yazamam anlatacak şiir ile nesiri
Kifayet etmez sözün; çoğu, azı Alisa.
Bedenim kırık sandal taşımıyor kürekler
Gamzesiyle devrilir güvertemde direkler.
Mesafe önemli mi yakın ise yürekler?
Gönül hasret çekmeye dünden razı Alisa.
Bilirim ki bir daha olmayacak dönüşün
Gidersen de ülkene beni hatırla, düşün.
Yüzünden silinmesin, baki kalsın gülüşün
Senin mutluluğunun yeter hazzı Alisa.
29.11.2016-Malatya
Kayıt Tarihi : 24.09.2026 09:17:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!