ne zaman ki hoyrat bir rüzgar eser,
misk-i amber kokusu saçlarını anımsatır.
uzun yalnızlıkların ortasındaki canım,
alır akılsız başını,müsait bir kuytuluğa bırakır.
ayaklarım bir milim ileri gitmez,
ellerim dost yüzlerine selamı bırakır.
ta yüreğime kazınan bir yara olduğun düşer hatırıma,
Çileyi koklayıp gül niyetine
Zindana girersen, beni de çağır.
Sabrı, kanaatı bal niyetine
Ekmeğe dürersen, beni de çağır.
Bazen iki dünya sığar içime
Devamını Oku
Zindana girersen, beni de çağır.
Sabrı, kanaatı bal niyetine
Ekmeğe dürersen, beni de çağır.
Bazen iki dünya sığar içime



