sabra sığındım sırrımı demiyorum hiç kimseye
derde düştüm dermanını sormuyorum hiç kimseye
vurgun yedim şu felekten vuruyorum hep bağrıma
kavuşurum belki bir gün ceylan gözlü o yarime
günler değil yıllar boyu
hem bekledim hem ağladım
üç yüz altmış beş gün her yıl
yas tuttum kara bağladım
yılda bulunan dört mevsim
sanma sevdayı aşkı bir avuntu masalı
davranıpta hal tavırda çocuksu
sana bağlı sonsuz mutluluğun kendisi
sanma bitmiş tükenmiş önceden yoktur sonrası
yakışmıyor sana aşkı hayalde bir düş sanması
yaklaşımın olsun yakın
sakın ha sakın olmasın sakın
biraz düşün biraz bakın
olmaz bende kirli çıkın
yalan dolu sahte sözler
var olan varlığım hasret dolu varlığına
bu can feda ahu gözlü senin yarlığına
düşürme ne olur düşürme yokluğunun zorluğuna
zorluğuna zorluğuna zorluğunun darlığına
hasret çile özlem gurbet
varlığımı aldın bedenden candan
damla damla süzüp damardan kandan
farkımız kaldımı etten tırnaktan
ayrı kalamam ki artık ben senden
muhabbetin deryasına dalalım
gönül dolusu sevdam sana hep seherde
gülün kokusu sendeki ipeksi tende
ruhum dopdolu duygunla sanki baharda
var olan varlığım yok oldu sende
gülün ihtişamı taktiri ilahi
var olan varlığın doldu varıma
umutsuz bakarken güne yarına
hal oldu hayalin halsiz halıma
nerdesin nefes ol cansız canıma
hayalin teselli hep hasretime
vursan da pençeni ciğerimin tam ortasına
zerre kadar zarar veremezsin
onun aşk dolu davasına
parçalasan param parça etsende gönlümü
dokunamazsın bil ki onun sevgi dolu sevdasına
uzun yoldan geldim susuz yorğunum
bir damla su verde içeyim güzel
sebebini sormak istersen eğer
bu gönül hasretin derdiyle gezer




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!