halde halsiz bıraktın hallerimi
söylemez ettin zalım dillerimi
engeller doldurdun yollarımı
kırdın vicdansız kanadımı kollarımı
beni sensiz koyup gittin
sararıp solar goncası
seherde sarar sancısı
geçen yıllar kaçıncısı
bu ayrılık bu hasrette
yatar uyku girmez göze
bu bir kader değil nefsin oyunu
çalıştır sevdiğim biraz aklını
bükecekler bir gün senin boynunu
bu bir kader değil nefsin oyunu
bu ayrılık bize kader değildir
varlığımı varlığına adamışım bu can senin
ya solarsın ya açarsın gönlümdeki gülüm benim
senden ayrı olacaksam tercihimdir ölüm derim
yoluna fedadır benim taşıdığım tatlı canım
bütün duygularım esir sana duyduğum sevdaya
masal dünyasında menfaat çarkının
odak noktasında oturup
gerçek hayatın kendine özgü
yaşam pratiğiyle ilgili ahkam kesenler
kendini dev aynasında görüp
ortama poz vererek
bir gün posta geldi bir mektup verdi
verirken mektubu hafifçe güldü
mutlu bir haberi getirdim sandı
bilemezdi kara haber getirdi
okuyunca bütün dünyam yıkıldı
bir ferman yazdın ki gönlümdeki sen dolu sevdaya
bir feryat yükseldi yüreğimden dağlar sarsıldı
ayrılık hasretiyle zulüm dolu kefen oldu sarıldı
dertler çilesi yumak oldu ilmik ilmik örüldü
bedende hal dolu haller oldu
ruh misali mecnun gibi çölde görüldü
bir garip yalnızlıktır tek başına
gelince ilham gönül kuşuna
çıkar bu alemin nice dışına
konar sevdaların kara kaşına
bir gönül ki bu bendeki
senden başka sevmiyor ki
hasretinle alev alev
ne yaptımsa sönmüyor ki
her nesnede biçim farklı farklıdır
verilen can dirhem dirhem tartılır
bir gün gelir ak kefenler biçilir
açılır bir çukur toprak atılır




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!