uçtun turnam yükseklerden
aştın aşılmaz dağlardan
haber vermeden o yarden
uçtun turnam yükseklerden
yüklenmişsin hasretini
yükün ağır gönül senin
hem gündüzün hem geceni
sarmış elem dolu gamın
yanar dağlar lavı gibi
yüreğimde Anadolu
yaylaların soğuk suyu
nerde ataların soyu
hey hey hey hey
bolu dağında Köroğlu
seher vakti senden ayrı
yüreğimde hasret yüklü
bülbüle yoldaşım gayrı
sevdan şu gönlümde saklı
ayrılık girdi araya
çaresiz çırpınan yüreğim hasta
saçlarım bembeyaz bu dertli başta
ayrılık hasreti gözdeki yaşta
mazide kalana her dalışında
yürü tayip yürü yolundan olma
mesepci ırkçıdan sakın ha yılma
amaçta hedefe sen uzak durma
hedefe amaçtan hiç geri kalma
amaçta hedefin insani değer
yürü sen hep yolunda yürü
tut elinden yardım et görürsen yolda bir körü
boş ver sen av peşinde koşan tazıyı
yaz yaza bildiğin kadar doğru bildiğin yazıyı
efkarlandıkça yudumla az şekerli demli güzel çayı
zaman göstersin bırak gerçek haklıyı
zirvesi aşılmaz şu zorlu dağlar
yakar yüreğimi zalım gurbetler
akıyor gözümden durmuyor seller
acıyor halime bağda bülbüller
zalımdır gurbetler zalım şu dağlar
sen şarabın yıllarla yıllanmışı gibi
demde kıvamda tamamsın
sen geçmişte getirilemeyen
gelecekte varılamayan zamansın
sen gönlümdeki tüm duygulara amansın
sen yüreğimdeki yaralarda çıbansın
gökyüzü yıldızsız güneş doğmamış
ay kederinden bak yaslar bağlamış
bulutlar kahrından hepsi ağlamış
beni terk edeli zalım sevğili
yüce dağları bak duman bağlamış




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!