KENTLERİN MİMARİSİ YAHUT GELECEĞİN KENTLERİ
Eski derme çatma kentlerimiz kentsel dönüşüme uğruyor. Evet, bu dönüşüm şimdiden hayra alamet gözükmüyor. Geçmişin gecekondu mimarisi yerini çirkin betonlaşmaya bırakmıştı. O çirkin beton binaların tek düze balkonları hiçbir mimari üslup içermiyor, dahası kötü bir mühendislik ürünü halinde kenti alabildiğine çirkinleştiriyordu.
Kısa bir dönem büyük kentler yüksek binaların absürt ağırlığına dayanmaya çalıştılar. Bu yüksek binalar çirkinlikte birbiriyle yarışadursun şimdi yerini devasa gökdelenlere bırakıyordu. Bu devasa gökdelenler tam bir garabet gibi gökyüzünü tırmalıyor, kenti korkunç heyulalar gibi sarıp sarmalıyorlar.
Böyle mi olmalıydı. Asırlarca süren bir sürü medeniyetin yeşerdiği bu topraklarda bu denli çirkin yapılaşmaya izin vermek hangi akla ve havsalaya sığardı. Sığmazdı ama yapıldı. Bu mimari katliam hayatımızı da çirkinleştirdi kentlerimizle beraber. Bu çirkinleşmeye sırf mazi düşmanlığı yol açtı. Elimizde kör kazmalarla yıkıp yok ettiğimiz o eşsiz mimarinin yerine yeni bir şey koyamadık. Sırf onu hatırlatmasın diye mühendisliğin en bayağısını icra ettik ve kentleri gulyabani çarşısına döndürdük.
Nasıl ki sırf Batılılaşacağız diye o güzelim elif -bamızı, çirkin yapılı batılı alfabeyle değiştirdiysek, aynısını mimari alanda da yaptık ve o güzelim mimariyi yer ile yeksan ederek yok ettik, hayalini bile hafızalarımızdan kazıyarak çöpe attık. E onun yerine bir başkasını da koyamadık.
Çanakkale Destanı’ndan
ANADOLU’DA BİR KÖY VAR
Anadolu’da bir yalnız köy dağların başında
Geçit vermez dağların başında bir köy Anadolu’da
ÇOCUKLUĞUM
Çocukluğum çocukluğum
Bir rüyaydı çocukluğum
Masal dünyasından kalma
Bin bir hayaller peşinde
BÜYÜK İHANET
İhanetin boynuzu mu olur
Hayır hayır asla
Vatanını satmaktır ihanet
BU MİLLET NE MİLLETMİŞ BE
Bu millet ne milletmiş be
Yıllarca uyumuş bir dev gibi
Sonunda zamanı gelmiş de
Silkinip uyanmış bir dev gibi
HATEM ÜL ENBİYANIN ÖVGÜSÜNE GİRİŞ
Sağlam habere ulaşınca
Sürekli başvurur oldum seçkin kitaplara
Her rivayet ki güvenilir kişiler (195)
HATIRA
Yollar hayata akıyor ruhlarda
İkiz ruhlardır birlikte bakar
Her şey ne kadar güzel derler birbirine
Karşılıklı akıyorlar derinden derine
HAİN PLAN
Rüzgar yoruldu
Yoruldu koşmaktan yüreği inancın
HALEP KAN AĞLIYOR
Halep kan ağlıyor
Halep’te bir çocuk ağlıyor
Halep’te bütün çocuklar ağlıyor
Ağlıyor feryat ediyor yırtınıyor
HAYATA DAİR
3
Sana güvenmiyorum artık
Dedi genç adam




-
İsmail Karaosmanoğlu
Tüm Yorumlarhaydi şair dostlar görüşelim