Ahir zahir
Mumdan evvel kibritin yandığını görmeyecek kadar karanlıkta kalmışsa zaman, yaz bahar geçer
Baklagiller sararır, gün kararır
Bıldırcınlar göçer
Sonbaharın dönüp dolaştığı soğuk ve yağmurlu sokaklarına ayaz çöker
Yağmur ilmekleri sarar
Poyraz titreyen kuru dalların, parkların ve bahçelerin hazin faslını dokur
Sokaklardan el ayak çeken örtüsü bulanık sedirlere kurulur oturur güz yorgunu eylül ekim
Peşinden ıssızlık çalar kapıyı
Ömrünün bitkin yılgın karlı kışlarına kalan insanlarda derin kuyudur zaman, saç ağarır yüz buruşur
Dil susar dünyadan uzak evdeki gurbetlik büyüdükçe büyür yabancı duvarlara usuul usul gam yükü çöker
Nisan sobesi yokuş yukarı bir saklambaçtır zor düze çıkan yeniden döner ilk baharına hayatın
Çıkamayan fanidir, çırpınışları kuyuda kalır çığdan çıngıdan
Sessiz harflerle dünyanın kör eve oyununda saklambaçlara saklayıp yitirdiği
Pusulası ahir ezelcelere kayıt düşmüş
Dökün saçın insan İnziva
Eylül/26
Kayıt Tarihi : 29.10.2026 15:18:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!