Bu şehrin geceleri hep böyledir ıssız ve karanlık
Güneş ufkundan batınca sen doğardın yüreğime
Bir sessizlik çöker şehrin üzerine sana sarılırdım
Karaya boyanır bütün gökyüzü gamzende uyurdum
Ay içimde bir başka doğardı bir yıldız tut derdim
Yıldızlar sen diye dökülür yüreğime ömrüm
Nasıl başladıysa öylede bitti,
Sebebi sen oldun o yaraların.
O aşkın içinde biz yalan olduk,
Nedeni sen oldun o günahların.
Ah be Rıfkı abi
Bu gecede burdayız başka kimimiz varkı martılardan başka
Sen iki istarvit at yine köze
Ben köşe bakaldan alırım borca ekmeği
Vay be Rıfkı abi
Kardan kefenler biçer kader,
Gelinlik kızlarına.
Kuzular süslenir o bayram sabahına,
Şehadetin izinde nice yavrular gider,
Taze bir çiçek gibi o toprağın koynuna.
Kefensiz yatar Şehit bir davanın uğruna.
Meyletme dünyanın zalim yüzüne
Gülen çehreler'de ne ararsın vefa
Ellerimme bir yüreğin yarası düştüğü'de
Düştüğün yerlerde garipsin yine
Çatık kaşlarını çekme sineme
Seni bir annenin yüreğinden alıp gitmiyor zaman.
O sancılı doğumlar kokluyor yüreğinden
Meliyordu kuzular,
Ve Kelebekler kanat çarpmıştı nefesine
Onursuzca sevmenin
Bedeliydi o zindanlar
Orada bırakın düştüğüm yerde,
Alıpta gideyim kırılan yerlerimi.
Cebinde, o son aramanın kaydı
Elli dakika.
Ve bir el dokunur usulca,
Beni sensizliğe mahkum eden,
Bahtıma küsmüyorum.
Gözlerine Sürme Çekmiş gibi,
Gülüyordu Prangalar.
Süsledim senden kalanlarla,
Adına yazdığım hatıraları,
Üstünde tepinip günahlarımın,
Aldığım nefese ar dersin sende.
Sen yaşamak dersin solan ömrüme,
Birde edep derde ezer geçersin.
Ellerimde bir kara kışın çatlakları
Sarnıçlar dolusu titreyen baharı bekleyen
Bir kuşun kanatlarındaki mahzen gibi
Ve bir cenin sığmazken ana vatanına
Sen nasıl sığdırırsın ölümün resmine beni?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!