Sana adanmış günahlar varya,
İşte ruhumu onunla yıkayacaksın.
Tertemiz gelemeyeceğim gün gibi,
Ateşsiz de yanacağım kül gibi.
Fetihten'de üstündür müminin kalbi,
Gönlü nur olan yanmaz ebedi.
Gözünü ırmak gibi akıtsan denizlere,
Ömürler yetmez sevmeye
O kutlu Nebi.
Gel gidelim yüreğim sevdalar yordu bizi,
Düştüğümüz yürekler yaralaladı kırdı bizi,
Her derde iç çekip katlanıp gülerdikte,
El değil alem değil canımız yaktı bizi.
Yağız:
Karaya çalmıştı gözlerin o gün,
O gece gibi
Ellerinde kokusu tenimin
Ve yüreğinde soğuk bir şubat.
Acının bile kahrolup utandığı
Ben o beklediğin sahil değilim,
Geceler ismini çoktan sildiler.
Bir garip ben kaldım o satırlarda,
Heceler ismimi çoktan sildiler.
Üstünde bir gönül yarası taşır,
Üstünde tepinip günahlarımın,
Aldığım nefese ar dersin sende.
Sen yaşamak dersin solan ömrüme,
Birde edep derde ezer geçersin.
Ellerimde bir kara kışın çatlakları
Sarnıçlar dolusu titreyen baharı bekleyen
Bir kuşun kanatlarındaki mahzen gibi
Ve bir cenin sığmazken ana vatanına
Sen nasıl sığdırırsın ölümün resmine beni?
Her ayrılık bir gurbettir gidene
Yanarsın ananın gözyaşlarına
O kapı araları o boş duvarlar
Çekersin Yüreğin'in köşelerine
Mezatta süslenmiş bir eser,
Öyle güzel öyle alımlı
Dokunmak bir yere öyle de kırılgan
Yılların eskitemediği aynadaki yüzü,
Satılıp beş kuruşa onursuzca.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!