Üstünde tepinip günahlarımın,
Aldığım nefese ar dersin sende.
Sen yaşamak dersin solan ömrüme,
Birde edep derde ezer geçersin.
Ellerimde bir kara kışın çatlakları
Sarnıçlar dolusu titreyen baharı bekleyen
Bir kuşun kanatlarındaki mahzen gibi
Ve bir cenin sığmazken ana vatanına
Sen nasıl sığdırırsın ölümün resmine beni?
O yalan gözlerin, o yalan aşkın,
Giderken son defa, gözlerime bak.
Geride bir şehir, kalmasın artık,
Giderken herşeyi, o şehri de yak.
Giderken yalandan, ağlama sakın,
Bir şahit arama karar okundu,
Son arzun ne dedi cellat, bir sigara daha ver.
Ver kendi ateşimi kendim yakayım,
Direnmek yetmedi zulmüne kahrına
Davamın kurşununa dizildi yüreğim
Mezatta süslenmiş bir eser,
Öyle güzel öyle alımlı
Dokunmak bir yere öyle de kırılgan
Yılların eskitemediği aynadaki yüzü,
Satılıp beş kuruşa onursuzca.
Beni ne çok sevmişsin ben geç kalmışım,
Ben geç kalmışım sana
Üzerime çöken bulutların ve yağmurların,
Adıyla gelmişsin ıslanmış yüreğinle.
En acı tezgahlar da sınanmış ruhun.
Ayrılıklara yazan adam'dan
Ben özledim sevdiğim o ela gözlerini,
Boynunda uyuduğum o eski günlerimi.
Bir el gibi gittin ya yıkıpta her şeyimi,
O kırık masalarda ellerin kaldı bende
İnkârı yok imkânı olsa yüreğimde, öldürürdüm sana olan düşlerimi.
Katili olurdum bütün gülüşlerimin.
Söz keserdim ayrılıkla,
Nereden eserse essin mutluluk,
Beni senli acılara mahkum ederdim.
Şubat'tı soğuktu üşüyordum
Ayaz vurmuş kuru dallar gibi
Ömrümden ve senden geri kalanı
Islanmış Kirpiklerim
Gidip gelen o kalp atışlarım
Kabullendiğimden değil
Ben o kavşaklarda hiç yürümedim
Ya da ayaklarım pamuk ipliği örgülerle
Ne yiğitliği, sen onun derisine bürünmüşsün
Yiğitlik sandığın gövdelere
Acı olan yegâne şey can pazarlarında
Olanca günahın vebaliyim o da benim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!