Ey benim divane gönlüm,
Gönlüm yangınına aşk şarabını döktün..
Ey gönlüme divane olan sevdam,
Aşk ki huzuruna senle örüldüm
Ey avare yolcu,
amacı çirkefleşmiş, insanlar gördüm,
günah işledim, geçmişime gömüldüm,
hata ettim kaybettim, geri dönemedim,
aşk şeriatını gürdüm,
layık olamadım yakın olamadım..
Düşündükçe ürperiyorum,
Ölü satırları okuyorum,
Durgunluklara çöküyorum,
Ürkütücü bir durgunluk..
Fısıldanıyor sözler kulağıma,
Batmayan ay ve yıldızlarım,
Karanlığımdaki ışığım,
Vedalar erken gelsede,
Kırılan kalbimi onaran, senin varlığın..
Ben yolcuyum, vardiyalı..
Zavallı suç delili,
Tevazu ve itidal kelimeleri,
Dağarcıklarda bulunmuyor sözcükleri,
Aynalar mütebessim..
Tepkim utanç ve öfke karışımıydı,
Elif, Lâm, Râ! İşte hikmetli kitabın ayetleri,
Göklerde ve yerdeki o eşsiz mucizeleri.
İnsanlar hayret mi etti, bir müjdeci gelince?
Hakk'ın nuru parladı, karanlıklar bitince.
O, güneşi ışık, ayı nur yapan Mevlâ'dır,
Yılların sayısını, bize bildiren Hüdâ'dır.
Bedbaht sözlerim kırık,
Kaybettiklerim yüreğime kök saldı,
Acım ummana sığmaz,
Avuç içinde saklı dualarım,
Secdede gönlüme sarıldım..
"Karanlık kuyuların derinliğinden gelip ruhu sarsan, zindanın duvarlarını yıkan bir nida: "UYAN!"
Kardeşleri onu karanlık bir kuyuya attı, gömleğine sahte kan bulaştı,
Yusuf sabretti zindanda yıllarca, Rabbine olan aşkı ve sadakati taşındı.
Her darlığın arkasında gizli bir lütuf, her kuyunun ucunda bir saray var,
Kâinat O'nun o ince planına, o şaşmaz ve ulu takdirine bakar.
Aynalarda yüzleştim kendimle,
Değişen yoktu bir bende,
Vicdanımı dinledim,
Ağladım gözyaşlarımda boğuldum..
Dudaklarımı ısırıyorum,
Tozlanıyor kirpiklerim,
Keskinleşiyor yüzüm çizgileri,
Işınlarına bakmamaya çalışıyorum güneşin,
Son bir gülümseyiş denemesi..
Aynalarla küskünüm,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!