Elif, Lâm, Râ! İşte hikmetli kitabın ayetleri,
Göklerde ve yerdeki o eşsiz mucizeleri.
İnsanlar hayret mi etti, bir müjdeci gelince?
Hakk'ın nuru parladı, karanlıklar bitince.
O, güneşi ışık, ayı nur yapan Mevlâ'dır,
Yılların sayısını, bize bildiren Hüdâ'dır.
Bedbaht sözlerim kırık,
Kaybettiklerim yüreğime kök saldı,
Acım ummana sığmaz,
Avuç içinde saklı dualarım,
Secdede gönlüme sarıldım..
"Karanlık kuyuların derinliğinden gelip ruhu sarsan, zindanın duvarlarını yıkan bir nida: "UYAN!"
Kardeşleri onu karanlık bir kuyuya attı, gömleğine sahte kan bulaştı,
Yusuf sabretti zindanda yıllarca, Rabbine olan aşkı ve sadakati taşındı.
Her darlığın arkasında gizli bir lütuf, her kuyunun ucunda bir saray var,
Kâinat O'nun o ince planına, o şaşmaz ve ulu takdirine bakar.
Aynalarda yüzleştim kendimle,
Değişen yoktu bir bende,
Vicdanımı dinledim,
Ağladım gözyaşlarımda boğuldum..
Dudaklarımı ısırıyorum,
Tozlanıyor kirpiklerim,
Keskinleşiyor yüzüm çizgileri,
Işınlarına bakmamaya çalışıyorum güneşin,
Son bir gülümseyiş denemesi..
Aynalarla küskünüm,
Boğazımda düş kırıklığının ekşi tadı,
Nerede bunlar diye düşündüm acı acı,
Dalga dalga artan öfkemden sarsıldım,
Kamufle etti beni yalnızlığım..
Şikayet dolu bir ses hırçın,
Umuda aşılı hayatım,
Duayla örtülü hayatım,
Kötüyü en yakınım çağırdı,
İyilikler toprak altında kaldı..
Nerede kördüğüm laf güzarlık,
Hafif serin bir esinti,
Dinliyorum sessizliği,
Kendimi sessizliğe hapsettim,
Muhakeme yetilerimi yitirdim..
Acıyla hıçkırarak yere yığıldım,
Yüzüme güldü umut ettiklerim,
Ah kulak ardıma fısıldadı..!
Duymasaydım, aman fena idi,
Gerçek beni yaktı..!
Ne memem şu çile,
olabilirlerle avuttuk kendimizi,
hep inandık, aldandık,
saf yerine koydular bizi,
bizi hep kandırdılar..
ya şu olacaksın,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!