İlimden cüdayız, çoğumuz malum!
Boğma cehilde, affet Allah’ım!
muzahraf ilimle dolmuş çok âlim,
Hayırlı ilimler, lütfet Allah’ım!
Cahiller cehliyle, eder iftihar,
En büyük ayıbı, sanır büyük kar!
Kovalamayin beni yataga
Hic uykum yok
Daha lafiniza karisacagim
Ortaligi dagitacagim
Televizyonu kapatacagim
Aycicegi resmi yapacagim daha
Devamını Oku
Hic uykum yok
Daha lafiniza karisacagim
Ortaligi dagitacagim
Televizyonu kapatacagim
Aycicegi resmi yapacagim daha
İlimden cüdayız, çoğumuz malum!
Boğma cehilde, affet Allah’ım!
muzahraf ilimle dolmuş çok âlim,
Hayırlı ilimler, lütfet Allah’ım!
....
.........
Ceddine küfreder, sülbünden gelen!
Dedeye “hain “der. Halefi olan.
Vatana “bizim”der, milleti bölen!
Haini şakiyi, kahret Allah’ım!
........
Önce Amiinnn demeli bu güzelliğe...
Bir tesadüfle girdiğim sayfanızda birbirinden değerli şiirle tanıştım...vakit buldukça okumak isterim hepsini... böyle usta bir kaleme yorum yazmak haddim değil diyor, paylaşımlarınız için teşekkür edebiliyorum ancak... saygılarımla
Çok içten çok saimi çok sıcak
ifadeler şiiri okurken su gibi
takıntısız pürüzsüz satır geçişleri
mükemmel
finişe yaklaştıkca heyecanı artıran
bir paylaşım olmuş
kutlarım şair yüreğini
salim erben
Allah bilgisizliği belki affeder ama art niyeti biraz zor affeder.
RUHUNDAN ÜFLEDİ HERKESİN BİLDİĞİ KLASİK BİR KONUDUR VE ÇOK AÇIKTIR. EL VEDÜD İSE SEVMEYE VE SEVİLMEYE LAYIK OLANDIR. TEK DOĞRU ŞİİRİNDE ALLAH SEVGİSİ YANİ EL VEDÜD İŞLENMİŞTİR. AŞAGIDA HARUN YAHYANIN KENDİ RUHUNDAN ÜFLEDİ İLE İLGİLİ YAZISI VE İLGİLİ AYET VARDIR.ARAŞTIRMADAN BENİ ELEŞTİRENLERE HİÇ BİR ŞEKİLDE KİN GÜTMEM.BİZ RAHMET EDİCİ BİR PEYGAMBERİN ÜMMETİNDENİZ.LANET EDİCİ DEĞİL. BİLMEDEN ELEŞTİRENLERDEN ALLAHA SIĞINIYORUM
Allah İnsana Ruhundan Üflemiştir; Dolayısıyla İnsanın Ruhum Dediği Varlık da Allah'a Aittir - TÜRKÇE HARUN YAHYA
Mart 2009
İnsan, yaşamı boyunca Allah’ın, insan beyninin içinde kişinin kendisine gösterdiği görüntülerle muhatap olur. Herşey insanın beynindeki çok küçük bir görme merkezinde oluşan elektrik sinyallerinden ibarettir. Gördüğü görüntülerin dışarıda aslı vardır, ancak insan sadece beyninde yaratılan görüntüyü görür. Allah dış dünyayı beynimizin içinde bizler için yalnızca bir yansıma olarak yaratır ve biz de tüm bunları Allah’a ait olan ruhumuz ile izleriz. Tüm bunları gören, işiten, hisseden, sahiplenen ruhtur.
İnsan, Allah’ın ruhunda yarattığı tüm bu algıları düşündüğünde, herşeyin özünün maddede değil, asıl olarak ruhta bittiğini hemen anlar. Çünkü ruhun maddeyi kontrol ettiği ve yönlendirdiği çok açıktır. Hisseden ruhtur ve bu hisler doğrultusunda madde yani bedenimiz ve çevremizdeki olaylar şekillenir. Et ya da kemik parçası üzülemez, sevinemez, heyecan duyamaz, kararlar alamaz, akıl ve muhakeme yeteneğine sahip olamaz. Hisseden, düşünen, kararlar alan, sürekli vicdanını kullanmaya çalışan, sevinen ruhtur. İnsanın “benim” diyerek sahiplendiği ruhu ise, Yüce Rabbimiz'in Kuran’da, “Ki o, yarattığı her şeyi en güzel yapan ve insanı yaratmaya bir çamurdan başlayandır. Sonra onun soyunu bir özden (sülale'den) . Basbayağı bir sudan yapmıştır. Sonra onu 'düzeltip bir biçime soktu' ve ona Ruhundan üfledi. Sizin için de kulak, gözler ve gönüller var etti. Ne az şükrediyorsunuz? ” (Secde Suresi, 7-9) bildirdiği üzere, gerçekte Allah’ın ruhudur. Allah, akıl ve şuur verdiği, üstün bir yaratılışla yarattığı insana gözler ve gönüller vermiş, ona Ruhundan üflemiştir. Ruh Allah’a aittir; insanın benim diyerek sahiplendiği ruhu Allah’ın ruhudur. Allah, sonsuz aklı ve sonsuz yaratma gücüyle bu yaratmayı öyle mükemmel bir şekilde yapmaktadır ki, insan imtihanının bir gereği olarak, kendisine verilen bu ruhu sahiplenmekte, ona ‘benim’ diyebilmektedir.
İnsan müthiş zenginlikte ve türlü ayrıntılarla süslenmiş bir hafızaya sahiptir. Allah insan için hafızayı, geçmiş ve geleceğinin bir bütünü olarak, an an yaratır. Var olduğu her an, Allah insan için hafızayı sürekli olarak yaratmaktadır. Örneğin şu an bu satırları okuyorsunuz, birkaç dakika sonra bu yazı sizin hafızanızda bir an olarak yerini alacaktır. Belki birkaç gün, belki aylar hatta yıllar sonra bu yazı Allah’ın sizin için yarattığı hafızanızda yerini koruyacak, zaman zaman aklınıza gelecektir. Hafızanızı ve hatırlama gücünüzü zorlayıp kendinizle ilgili anılarda geçmişe doğru gittiğinizde, birçok detayı hatırlayabilirsiniz. Hatta birçok olay ile ilgili, belki de hiçbir önemi olmayan sayısız ayrıntı zihninizde canlanabilir. Örneğin üzerinden uzun yıllar geçmiş olsa da, okula ilk başladığınız gün ile ilgili yaşadığınız bir olay, arkadaşlarınız ile oynadığınız oyunlar, sevdiğiniz bir oyuncağı gördüğünüzde duyduğunuz sevinç, bunların tümü sizin hafızanızda bir an olarak tutulmaktadır. Hayatınız boyunca yaşadığınız, sayısını rakamsal olarak ifade edemeyeceğiniz kadar çok olay, sizin için, ‘hatıra’ olarak ifade ettiğiniz hafızanızı oluşturur. Yaşadığınız her an, bu hafızanın bir parçası haline gelir. İnsan, Allah hafızayı yarattığı için ruhu sahiplenmekte ve ruhunun kendisine ait olduğu yanılgısına kapılmaktadır. Hatıralarını düşündüğünde “orada mutlu olmuştum, o gün heyecan duymuştum, şu şekilde hissetmiştim” dediğinde, bunları yaşayanın kendi ruhu olduğu yanılgısına düşer.
Oysa önceki satırlarda da ifade edildiği gibi, insanın dünyada imtihan olmasının bir gereği olarak Allah hafızayı var etmektedir. Allah sonsuz aklıyla imtihan ortamını en mükemmel şekilde yaratmaktadır. Olaylara Kuran’ın bakış açısıyla bakan kişi, bu yaratılıştaki büyük sırları farketmekte ve imtihan ortamının harikalığının şuurunda olarak yaşamaktadır. Kuran ruhundan ve Kuran ahlakından uzak yaşayan kişiler ise, içinde bulundukları gaflet sebebiyle Allah’ın yarattığı bu büyük gerçekten habersiz yaşarlar.
Allah’ın insana “benim” duygusuyla hissettirdiği ruh, tamamiyle Allah’ın ruhudur. Yine Allah’ın yaratmadaki sonsuz harikalığının bir tecellisi olarak, Allah'ın, insana ruhunun kendisine aitmiş hissini vermesi de, bu yaratılışın aslını bilen kişi için bir güzellik ve imtihanın harikalıklarından birisidir.
Ruhumuzdaki coşkulu sevgiyi düşündüğümüzde, bunun bize aitmiş gibi güçlü bir hisle yaratılmasına karşı, aslında sevenin Allah olduğunu da unutmamalıyız. Ruhumuzda oluşan her türlü his, Allah’ın sonsuz ruhuna aittir. Allah’ın dilediği ve izin verdiği ölçüde biz bunu kendimize aitmiş gibi hissederiz; hafızamızdaki detaylar ve canlılıktan ötürü böyle bir yanılgıya düşeriz. Aslında seven, sevilen, düşünen, merhamet eden, şefkat duyan, acıyan, güzelliklerden zevk alan, hep iyiyi ve güzeli bilen ve yönelen, vicdanı kullanmayı seçen, Allah’ın insana üflediğini bildirdiği Ruhu’dur
HARUN YAHYA
Yüce Alah seni de affeder inşallah
Gariptir son dinin, koru sen onu!
Lütfeyle ümmete, o mutlu sonu.
Malumdur zatına, her hassas konu!
Rahmete layık et, affet Allah’ım!
Sevgili Cihat kardeşim Cihad'ın kutlu olsun. Allah kalemine kuvvet, gönlüne sonsuz muhabbet, versin...Tam Puan...
Gariptir son dinin, koru sen onu!
Lütfeyle ümmete, o mutlu sonu.
Malumdur zatına, her hassas konu!
Rahmete layık et, affet Allah’ım!
cihat abi; inan beni alıp götürdün şimdi.
yüreğine sağlık. Allah günahlarımızı affetsin.
selam ve dua ile
nizamettin özel
Liderler sevdalı, yalnız makama!
Olmuşlar müptela, kalb-i sakam’a.
Dillerde cerbeze, olur ikame!
Bizlerden bu hali, yok et Allah’ım!
ALLAH RAZI OLSUN KARDEŞİMDEN HAKİKAT AŞKI BUDUR
10 puan tebrıkler ustadım
Şiirın mükemmel ALLAHcc razı olsun saygılar üstat
Vatana “bizim”der, milleti bölen!
Haini şakiyi, kahret Allah’ım! Amiiiinnnnnnnnn...
Bu şiir ile ilgili 19 tane yorum bulunmakta