Her şey telaş içinde
Kıpır kıpır caddeler,
Işığı sönmüş evler
Havada yağmur kokusu
Bir vakit, güllerin olacak ellerinde
Gülerek geleceksin koca bebek.
Bir zaman sonra,
Yapılan her yanlışdan kalan her öbek tortu
yüreklerde bir dağ kitlesi gibi yükselmekte, var olan
En ufak vicdan Kırıntısını eritip gitmektedir.
Geriye dönüşlerin olmadığı, benlik muhaseblerinin yapılmadığı durumlarda insana sürekli acılar vermekte, her gelen yanlışın en ufak dokunuşları eski yaraları daha da çekilmez kılmaktadır.
Yürüyüş güzergahımın içindeki mahalleden geçerken gördüm onları.Erkekler üzerlerinde
Atletler olduğu halde oturuyorlar,kadınlar ise en doğal halleriyle giydikleri ev pijamaları ile hararetli bir konuşmanın tadını çıkartıyorlardı.
Bu hal Adana'nın yakıcı sıcaklığının yaz günlerinde ortaya çıkardığı durumun adeta bir özeti gibiydi.
Biraz ileride irili ufaklı çocuklardan bazıları üzerlerinde hiç bir şey olmadığı halde,altlarındaki sürekli düşen kilotlarını çekerek oynamakta,bazı çocuklar ise burunlarından akan göğ sümüklerini ellerinin
Yaşı ya kırk var, ya da yoktu ama bakıldığında
Çok fazla gösteriyordu. Yokluğun ve hayatın vurduğu darbeler onu sanki bu hale getirmişti.
Kelebek gözlerini unutmak varya
Benim sonsuz bitişimdir
Her mevsim geçişi önümüzden
Bitirip giderken hayatı
Türkü söyleye söyleye
Kırılmış bir kuş kanadı
Gider yürüye yürüye
Aslında hayâl gibi geliyor yaşadıkları insana. Bu nasıl olur?dediğimiz pek çok şeyi,şaşkınlıkla yaşıyorıyoruz mesela.
Var olup, yok olanları, varken hiç yok olmayacak gibi yaşayanları görüyoruz örneğin.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!