Fıldır fıldır gözleri, insanların. Kime nasıl yaklaşılacak bilemiyorsun. Görünenler ile yaşanılanlar arasında o kadar fark var ki… Herkesin yazdığı bir senaryo var ve herkes kendi yazdığı senaryosunda başrol oynuyor.
Kimisi büyük oynarken, aşağıda kendi geleceğine dair pay kapmak için samimiyetsiz tavırlarla yapılanları onaylayanlar, alkışlayanlar, başrol oyuncusunu gaza getirmede umulmadık başarılar elde ediyorlar.
Herkesin, kimin ne yaptığını bildiği halde, bilmezlikten gelmesi ne kötü. Yalanlar üzerine kurulan binlerce plan ve aslında mutluluğa ulaşmak için ulaşılan en derin mutsuzluk.
Göller şaşkın,
Gölgeler kayboldular.
Buram buram her taraf
Baş köşede klimalar.
Sus ve bir şey deme
Seni ben davranışından,
Duygusallığını gözlerinden tanırım
Demeye utanırım.
Hani bilmezsin sen,
Bir ses sağnağı gözler,
El edip bizi çağırır.
Çevirir yol başından
Eline düşer seda.
Yokluk bir baştan gelir,
Yemyeşil ağaçlar,kırlar o biçim
Mis kokar sümbüller,güller o biçim
Yağmur değil sanki gözümde sicim
Nisan yağmurunun tadı bir başka
Gece,
Yorgan gibi üstümüze
Örterken karanlığı…
Usuldan uyuyuverir
Yer ve gök.
Senin gözlerinde yazılan destanlardan beslendi yüreğim.
Ben kimim sorusunun cevabını buldum gülümsemelerinde
Dilinin anlatamadığı çok şeylerin farkına vardırdı kaş çatışın
Kaç aşığın yüreğini oynattı sağa sola yürürken sallanışın,aşkım.
Unutulmuş yüzlerden birisiyim asılı kalmış us'unda
Dalıp gidersen bir gün olur ya, hatıralarına...
Sararmış resimlerim gibi donmuştur duygularım
Cirit atıyor beynimde bitmeyen anılarım.
Gönül çağlayarak akar
Bilemedim hiç dışını
İçi beni yakar.
Yan deli gönül yan
Pişmek için yanmak gerek




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!