Aşkın kadife kanatlarında yükselirken ayaklarım
Kozalarında kıvranan ruhlarımızı selamlıyorum Züleyha
Gözlerinin kıvrımlarında koşuyor kelimelerim
Ve ben hiç bıkmadan
Alevden resimlerini çiziyorum şiirlere
Bitmeyen sevdamızın…
Bilir misin Züleyha
Bir lunaparka benzetirim hayallerimi
Bir an olsun heyecanı eksik olmayan
Her yanım rengârenk ışık olup
Bazen şu balerin gibi döner dünyam
Bazen attığımı vuramadığım balonların önünde ıskalarım
Ah Züleyha
Ahımla uyanıyor her sabah
Gözkapaklarıma mıhlanan karanlığın
Çukurlarında boğuluyor sevişlerim
Bilesin ıslah olmaz yüreğim bin yıllar geçse bile
Şimdi suskunun izlerinde bir ikindi vakti feveranı
Mübarek ramazan selamlıyor bu günde seni
Şu iftar vakitlerinin heyecanını duy Züleyha
Bir sahur kavuşması ısmarladım yüreğimden
Şimdi al ruhumu avuçlarına
Tam da alacakaranlık vaktinde
Hiçbir ırmağın yıkayamadığı sulardan
Birileri kınayacak
Aşk kapımı çaldığında
Huzur beni sınayacak
Aşk kapımı çaldığında
Gideceğim geleceğim
Birileri kınayacak
Aşk kapımı çaldığında
Huzur beni sınayacak
Aşk kapımı çaldığında
/
Gideceğim geleceğim
Aklıma çılgınca, sorular gelir,
Ey kirlenen dünya, aşktan ne haber.
Kendine bıraksan, aşk yolu bulur,
Ey kirlenen dünya, aşktan ne haber.
/
Şiddete tavizde, sınırın yoktur,
Aşkına çivilenen şiirlerin gölgesinde
Arzularımın kıvılcımıydı tencereni kaynatan
İsmini tutuşturuyordu aşk diye mısralara
Lezzetin dudaklarıma ettiği iltica
Parmaklarının ısısındaydı sonsuzluk
Her dokunuşunda değiyordun biraz daha uzağa
Hüzünlere dik durdun, bekliyordun yıllardır,
Sen Fatih’ten emanet, şanlı Ayasofya’sın.
Hasretini vuslata, saklıyordun yıllardır,
Huzura dersaadet, artık son buldu yasın.
Artık örtündü esman, kaldır başını yerden,
Orduların dönüyor, o çıktığı seferden…
Eski bir hikâyeden süzülür bu şiir, tarihin tanıklık ettiği,
Gönül hücrelerimize satır satır ilişen.
Bir ucu Kays’ın ilmiğinden geçer Leyla suretinde.
Bir ucu İbrahim’in bıçağıdır Mina’da,
İsmail’in boğazında.
Ve bir ucu,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!