Eski bir mermer taşıyla dertleşiyorum,
Toprağın üstünden gülümsemese de çiçekler,
İçim gibi soğuk üzeri.
Hatırlar mısın?
Gözlerinde sevgiyi unutmuş yolların,
Saçlarında kuruyup giden anıların,
YİNE DE ŞÜKÜR DERİM
Hayat ile kavgam var, hayat ile savaşım,
Hakkı hakikati, bilenlere sor,
Kul hakkı dediğin, yirmi dört saat…
Ötelere gidip, gelenlere sor,
Dünyaya kim kurmuş, söylesene taht.
Kul hakkı dediğin, yirmi dört saat…
Tahrirde tanklarla çarpışır yüzlerimiz
Ve tebessümlerimiz yansır sokaklarda
Kahkahalarımız okunur dudaklardan
Dualar silahımız
/
/Mesela çiçekler büyütür gözyaşlarımız
ACILARIN ŞEHRİ KUDÜS
/
Ecdat nefes alsaydı vermezdi bir taşını
Uzaktan ağlıyoruz eller var dualarda
Elbet birgün sorulur saklama gözyaşını
Gönül denen hanede diller var dualarda
ACININ ZENGİNİYİM, MUTLULUĞUN FAKİRİ
/
Daha doğarken bile, kalçamıza vurdular,
Büyüdükçe günbegün, acımadan kırdılar,
Mutluluk diledikçe karşımızda durdular,
Bu ömür bilin işte, çilelerin eseri;
Mekke’nin sokaklarında melekler ağlıyorken,
Ankara şehadetini selamlıyordu.
Henüz hazır değildi hiç kimse gidişine,
Makamın hazırlanırken cennet bahçelerinde…
/
Seni anlatılmaz kelimelerle sustum,
ADAMLAR ADAM OLSA
/
Adamdan bahsederim, sözü özü bir vursun,
Nezaket onda kalır, adamlar adam olsa.
Ahlakı örnek olsun, duruşu güven versin,
İnsan onurla ölür, adamlar adam olsa.
Adam;
Seni bulmak için,
Renksiz bir dünyayı boyadım mor karanfillerden.
Sözcüklerime konfeti yaptım zamanı.
Her defasında dağıttı rüzgâr maviye küsmüş bulutlarımı.
Vazgeçmeden yorulmadan,
Adım Âdem!..
Musa’nın en büyük oğlu/gözünün nuru
Anamın yüreğinde sızı/ dilindeki dua acı…
Her çocuk gibi ağlayarak doğmuşum belli
Yarım kalmış ilk şarkımın notası
Bestesi çalınmış ömür desen hasat tarlası…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!