Adem Efiloğlu Şiirleri - Şair Adem Efiloğlu

Adem Efiloğlu

Mekke’nin sokaklarında melekler ağlıyorken,
Ankara şehadetini selamlıyordu.
Henüz hazır değildi hiç kimse gidişine,
Makamın hazırlanırken cennet bahçelerinde…
/
Seni anlatılmaz kelimelerle sustum,

Devamını Oku
Adem Efiloğlu

ADAMLAR ADAM OLSA
/
Adamdan bahsederim, sözü özü bir vursun,
Nezaket onda kalır, adamlar adam olsa.
Ahlakı örnek olsun, duruşu güven versin,
İnsan onurla ölür, adamlar adam olsa.

Devamını Oku
Adem Efiloğlu

Adam;
Seni bulmak için,
Renksiz bir dünyayı boyadım mor karanfillerden.
Sözcüklerime konfeti yaptım zamanı.
Her defasında dağıttı rüzgâr maviye küsmüş bulutlarımı.
Vazgeçmeden yorulmadan,

Devamını Oku
Adem Efiloğlu

Adım Âdem!..
Musa’nın en büyük oğlu/gözünün nuru
Anamın yüreğinde sızı/ dilindeki dua acı…
Her çocuk gibi ağlayarak doğmuşum belli
Yarım kalmış ilk şarkımın notası
Bestesi çalınmış ömür desen hasat tarlası…

Devamını Oku
Adem Efiloğlu

ADIM ÂDEM

Adım Âdem!..
Musa’nın en büyük oğlu,

Belki de gözünün nuru,

Devamını Oku
Adem Efiloğlu

ADIM TÜRKİYEDİR SOYADIM VATAN

Cihan ki uğruma, kıyamda durur,
Adım Türkiye’dir, soyadım vatan.
Niceler bayrağa, kanını verir,
Adım Türkiye’dir, soyadım vatan.

Devamını Oku
Adem Efiloğlu

Ey her şeyi gören Rabbim
Kula sabrı veren Rabbim
Yaraları saran Rabbim
Sana geldim affet beni.
/
Senden gayrı kapım mı var

Devamını Oku
Adem Efiloğlu

AĞLATMAYIN KADINLARI

Ucuz yürekli insancıklar anlamaz Âdem.
Söylemem gerekirse
Her erkek bir kadının sabrıyla gelir dünyaya.
Bir kadınının kollarında büyür hayalleri

Devamını Oku
Adem Efiloğlu

Ah Şehrinaz;

Nice dağları aştım aşkın için,

Denizlerle köpürdüm,

Devamını Oku
Adem Efiloğlu

Aklıma gidişin düşüyor:
Mevsimleri üşütüyor bedenim. Aykırı düşüyor bütün doğrular kulaklarıma. Hayır, olamaz diye söyleniyorum kendi kendime. Bakıyorum nedensiz döküyor ağaçlar yapraklarını. Nedensiz köpürüyor deniz. Nedensiz böyle deli boran rüzgâr. Nedensiz yolunu şaşıran yolcular. Nedensiz akşamların karanlığa düşüşü. Nedensiz ayrılıklar. Her şey nedensiz gidişinle.

Aklıma gidişin düşüyor:
Geçen yılları anımsıyorum, dudaklarımı ısırarak. Bir çilek bahçesinin içinde avuçlarımız ve dudaklarımız kıpkırmızı. Uzun bir vadinin içinde eskiyen taş değirmende eğleşiyoruz. Tavşankanı çay demliyoruz ırmağın gürül gürül sularından. Akşamı yaktığımız dağ ateşiyle karşılıyoruz. Titredikçe birbirimize sarılırken akşamın sessizliğine yetişiyor çekirgelerin korosu. Merak etme ağlamıyorum. Bu hayaller tutuyor beni ayakta diye hayıflanırken, her haliyle sevdiğimi söylüyorum

Devamını Oku