Usulca sokuldu yanıma biraz da ürkek ve çekingendi başını omuzuma yaslayacak sandım. Sessizce kulağıma fısıldadı... Ne arıyorsun? Kafamı hafifçe çevirdim gayet sakin, yavaş ve kadife bir ses tonuyla dedim ki; İnsanlığı! Birden irkildi ve yay gibi olan kaşlarını gerdi sonra yayı bırakır gibi çatık kalakaldı. İki gözünün merceklerini üzerime cevirdi namlunun ucundaki çıkmaya hazır mavzer mermisi gibi iki kaşımın ortasını hedef alarak; duymadın mı "insanlığın öldüğünü?" Dedi. Sonra geldiği gibi geri döndü giderken sevgi ve saygının elini tutarak ahlakıda sırtına alıp uzaklaştı.. Arkasından seslendim; bari adını söyle... diye bağırınca gür bir sesle ADALET dedi. hani o herkese lazım olan...
Çocukluk, o derin ırmak çağrısı
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman
Devamını Oku
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta