el yordamıyla dalarken hayata,
hayalimizdeki kurşun askerlerdi
acemice yaşadığımız aşklar.
sanmaki;
sevmedik.
düşünsene;
arabesk şarkıları dinlerken,
Yağız atlar kişnedi, meşin kırbaç şakladı,
Bir dakika araba yerinde durakladı.
Neden sonra sarsıldı altımda demir yaylar,
Gözlerimin önünden geçti kervansaraylar...
Gidiyordum, gurbeti gönlümle duya duya,
Ulukışla yolundan Orta Anadolu'ya.
Devamını Oku
Bir dakika araba yerinde durakladı.
Neden sonra sarsıldı altımda demir yaylar,
Gözlerimin önünden geçti kervansaraylar...
Gidiyordum, gurbeti gönlümle duya duya,
Ulukışla yolundan Orta Anadolu'ya.




İnsanı değerli kılan duygu zengini yapan yaşanmışlıklardır.Yüreğimizde yaşattıklarımız diridir.,yaşamayanlar ölüdür.Şiir mecazdır,şir dil üstüdür.Yani sözcüklere yeni anlam vermektir.Tıpkı bir çocuğun dünyaya gelmesi gibidir.Şiiri yazmadan damıtılmış olması gerek,yaşanması gerek.Yaşamdan kopuk olan bir şiir ne kadar estetik olursa olsun gerçek bir şiir değildir.Tıpkı bir robotun insanın yerini tutması gibidir.Şükriye Halaçoğlu'nun şiirlerinin etkileyici olmasının nedeni bu olsa gerek.
Her insanın arabesk şarkılar dinlediği, bazı şarkılardan hiç olmadığı kadar etkilendiği bir zaman dilimi vardır. Aslında büyüyüncede aynı duygular yaşanabiliyor.
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta