Bakınca şu paslı çarka,
Döndüm baktım gizli farka.
*
İnanmaz mı bu düzene?
Çomak sokar hep üzene.
*
Dişlileri dizmiş hıra,
Demirlerin tam ardına.
*
Dedim a gafil, duysan ses,
Böyle gıcırdar mı herkes?...
*
Durunca eski değirmen,
Koptu içimdeki dümen.
*
Aldanmaz mı sahte rüzgar?
Ona kapılan ne arar?
*
Kanatları sarmış yara,
Taş duvarın ortasına.
*
Dedim a şaşkın, dinle ses,
Böyle uğuldar mı nefes?...
*
Soran olursa da yolu,
Görmez mi hiç sağı solu?
*
Güvenmez mi hiçbir ize?
Tuzak kurana, kem göze.
*
Engelleri koymuş tıra,
Yokuşların ortasına.
*
Dedim a yolcu, işte ses,
Böyle yankılar mı kafes?...
*
Vurunca saatin çanı,
Uyandırdı dört bir yanı.
*
Korkmaz mı ki geçen zaman?
Ona sığınsa da insan.
*
Sarkaçları azmış vira,
Yelkovanın arkasına.
*
Dedim a bihaber, çok ses,
Böyle çınlatır mı heves?...
*
Çekince ağır perdeyi,
Sordum içimden her şeyi.
*
Gizlemez mi sırrı gece?
Dile düşmüş bak bilmece.
*
Gölgeleri sermiş kıra,
Karanlığın ortasına.
*
Dedim a uykucu, kes ses,
Böyle fısıldar mı es?...
*
Kırınca sahte aynayı,
Bozdum ben yalan dünyayı.
*
Sakınmaz mı kendi yüzün?
Ona baksın acı hüzün.
*
Çatlakları yaymış sırra,
Sırçaların arasına.
*
Dedim a yabancı, gür ses,
Böyle çatırdar mı nekes?...
*
Görünce kilitli kapı,
Sarsıldı içimde yapı.
*
Açılmaz mı dosta gönül?
Ona varsın garip bülbül.
*
Sürgülere çekmiş mırra,
Eşiklerin arkasına.
*
Dedim a davetsiz, ne ses,
Böyle gümletir mi mahbes?...
*
Dinleyince kuru dalı,
Anladım geçen masalı.
*
Dayanmaz mı sert fırtına?
Ona yaslanan sırtına.
*
Budakları örtmüş çıra,
Kabukların arasına.
*
Dedim a biçare, kes ses,
Böyle çatırdar mı abes?...
*
Okuyunca çarkına ben,
Sustu karşımda her öten.
*
Bükülmez mi zalim bilek?
Ona direnen saf yürek.
*
Nidaları salmış kıra,
Meydanların ortasına.
*
Dedim a uyanık, son ses,
Böyle haykırır mı herkes?...
Kayıt Tarihi : 7.11.2026 17:41:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!