Uçurtmalarım Vardı Benim..!

Mahmut Mücahit Özdemir
511

ŞİİR


109

TAKİPÇİ

Uçurtmalarım Vardı Benim..!

Her nedense
Bir başka efkarlıyım bu gece
Yüreğimin ıssız bir köşesinde
Ürkek bir serçe..
Kanat çırpar..
Sokuldukça sokulur,
İçime içime..
Gecenin o derin sessizliğinde..!

Bakışlarım..
Deler geçer,karanlığı.
...kilitlenir
Duvardaki o çocukluk resmime

Yalnızlık..

Hiç mahkum olmamıştım..
Böylesine.
Hiç alışık değildim ki...
Dört duvar arasında oda hapisine..! .
Çocukluğumda da yalnızdım,
Ama özgürce..
Gezip dolaşırdım,dağlarda,bayırlarda.
Telden arabalarım,
Gazete kağıtlarından,
Uğruna saatlerce uğraştığım.
Uçurtmalarım vardı benim.

Gök yüzüyle hiç tanışamadan
Telofon tellerinde asılı bıraktığım.
O son uçurtmamdı işte,hiç unutamadığım
Yalnızlıkmış onun da kaderi,tıpkı benim gibi..!

Bir de,
Onüçüm de
İlk defa giymeye niyetlendiğim
Yıllar gelip geçsede,
Aklımdan hiç silemediğim
Ah...ah..
Ah o benim kahverengi iskarpinim.

Ne tuaf değilmi..?
Kara sevdalı aşık misali
Unutamayışım, hep onu özleyişim...!

Kaybolan dostluklar gibi..!
Daha hiç giyemeden,
Kurtalan ekspresinde yitirdiğim..!

Mahmut Mücahit Özdemir
Kayıt Tarihi : 17.11.2016 12:54:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Ali Şahin
    Ali Şahin

    bu güzel şiirle çocukluk yıllarıma gittim bende güzel uçurtma yapardım ah ne güzeldi o günler şiiri okuyan her okuyucu bu şiirde kendinden bir anı yüreğinde hissedecek sanırım bi hassa yalnızlığa mahkum olmuşlar değerli Mahmut hocam inanki bende okadar kalabalık içinde yalnızım kendimi öyle his edyiyorum dostluklar arkadaşlıklar hep yalan olmuş..haz alarak okuduğum bir şiirdi sonsuz saygılarımla kutlarım şiiri ve değerli şahsını.

    Cevap Yaz
  • Mahmut Polat
    Mahmut Polat

    Duygu eşiği yüksek, masum bir çocuk yüreği ile yazılmış, bir Mahmut Mücahit Özdemir şiiri...
    'Yılların elinden tutup götürdüğü ne çok şeyimiz varmış dedirten, bir geçmiş zaman ağrısı gibi.... Yalın, keskin, herkesçe tanıdık bir ağrı bu!..
    Kimimizin iskarpinlerini, kimimizin tekerlekleri mantar telden arabasını, kimimizin kamıştan uçurtmasını, kimimizin de yerini doldurmayı bile düşünmeye kıyamadığımız sevdiklerimizi çalar zaman...
    Geriye dönüp baktığımızda, yitirdiklerimiz artık bizden milyonlarca yıl uzak bir geçmişte kalmışlardır. Ne sesimiz ulaşır onlara, ne hayallerimiz artık. Sonra yaban, amansız, tarife sığmaz o ağrı saplanıverir içimize içimize... Geçen gün her gün çoğalan bir ağrı. Demirden bir yumruk gibi oturur yüreklerimiz üstüne...
    Kaybedilen şeyler farklı olsada, farklı duygular uyandırsada sızıları benzer, hatıralarda derin

    Duygularımıza tercüman olan bu güzel şiiri ve sizi en kalbi duygularla tebrik ve teşekkür ederim.
    Sonsuz Sevgi ve Selamlarımla Gurbetçi Abim...

    Cevap Yaz
  • Naime Özeren
    Naime Özeren

    Birde,
    Onüçüm de ilkdefa giyeceğim,.
    Yıllar gelip geçsede,
    Aklımdan hiç silemeyeceğim.
    Ah...ah..
    Ah o benim kahverengi iskarpinim.

    Ne tuaf değilmi..?
    Kara sevdalı aşık gibi
    Unutamayışım, hep onu özleyişim...!


    Kaybolan dostluklar gibi..!
    Daha hiç giyemeden,Kurtalan ekspresinde yitirdiğim..!

    Ahh... tahmin ederim. Ondan sonra ne kadar güzel ayakkabılar alınsa da, giyse de asla o kaybolan ayakkabının yerini tutmaz. Çünkü çocuk, hevesini alamadan kayboldu... Ne diyeyim... Çok hoştu... Kutlarım içtenlikle... Gurbete selam ve sevgiler...

    Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (3)

Mahmut Mücahit Özdemir