ve aşkı sokağın ortasında
tam 12'den vurdular
ve marmarisin mavisinde
karaya oturttular bir fırçanın darbesiyle alını...
Tüm umutsuzluklara rağmen gülmeyi unutmadım.
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim
Devamını Oku
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim




uzun bir yolculuktan dönüyorduk.uzun bir yolculuğa çıkarıldık.
cennetin kapısındayız....
onu bekliyoruz cehenneme itmek için netekim.....
Uzun söze ne gerek, dercesine. Tebrikler, saygılar.
Bu dizeleri okuyunca ilk aklıma gelen: 'İŞTE ŞAİR '
düşüncesi oldu. Dört mısra olarak görülmesin bu şiir. Gökyüzüne asılı kalmış parlak yıldızlardan farksızdır her bir sözcüğü. O satırlara gizlenen aşk, o mavi, o fırça darbesiyle bir daha böyle bir şiir yazılmaz. Lütfen derininde yüzün denizin, ayağınız yere değerse yüreğiniz acır, Güneş yakar suyun dışında kalan sırtınızı. Bu şiir usta kalemin kimliğini sergiliyor açıkça. Fazla söze gerek yok zaten...Tebrikler... Hem de en içten duygularla...
aşkı , yaşamı, idealleri dahası ne buldularsa meydanlarda , sokaklarda ve satır aralarında ....
Netekim böyle oldu . Onikiden vurulduk....
Bu şiir ile ilgili 14 tane yorum bulunmakta