Onur BİLGE
“Elin Kızı,
Zamanla alışıyor insan insana, insan eşyaya… Bir odadaki duvar saatine baka baka mesela… Yerine başka biri asılsa da dolduramıyor o boşluğu. Onun için vazgeçilemiyor, değiştirilemiyor, yapışıp kalıyor hayatımıza.
Evlere bırakılan, hoşnut kalınırsa satın alınan eşyalar ya da hayvanlar vardır. Yavaşça girerler dünyamıza ve usulca yer ederler kendilerine. Bu bir demet çiçek olur, masanın üstündeki vazoya konan ya da evin içine bırakılıveren bir kedi yavrusu… Birkaç gün yeter alışmak için. Çiçek vazonun mütemmim cüzü, kedi yavrusu aile bireylerinden biri haline geliverir. Haydi, gel de vazgeç!
o kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…
Devamını Oku
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta