A A Şiirleri HİLYE YENİ 3 Şiiri - Ahmet ...

Ahmet Kemal
1984

ŞİİR


8

TAKİPÇİ

A A Şiirleri HİLYE YENİ 3

HİLYE
(YENİ)
3

Bileğinden bilinirdi her zaman(520)
‘Allah''tan başka güç kuvvet sahibi yok'' sırrı

Cisminin sedefiydi canın cevheri
Saf bir billur parçasıydı

Nurdan iki sütundu ancak
Cesedinden o iki seçkin ayak

Dahi O diz kapak altı mübarek bölge
Arşın payesiydi hem gölge

Bahtının yıldızını parlatmıştı(525)
Felek ondan faydalanmıştı

MÜBAREK AVUÇLARIVE AYAKLARI

Hikmetin feyzinden faydalanıp
Böyle açıklardı İbn-i Halit

Ellerinin ayası O Sultanın
Dahi ayakları altı O''nun

Geniş ve pak idi nazik ve çekici
Gül yaprağıydı latif ve sevimli

Ayağı ve eli yanında onun
Eli ve ayağı idi güzellerin

Çok düzgün idi der bakış sahipleri(530)
O kerametli mübarek eller

Can ile olmuş idi el-hasıl
Yed-i Beyza''sına Musa mail

Kalem gibi parmağıyla O Hak Dostu
Ayı böldü gökyüzünde iki parça

Pençesindeydi onun akşam ve sabah
Kabzasındaydı onun kaza ve kader

Değneğinin ucunda top idi hemen
Bu evren ve mekanın tümü birden

Kevser''in Sakisi ayağını O''nun(535)
Öpüp durduğu yerdi Rıdvan''ın

Yüzünü sermişti ayağının altına
Bu kadar izzet-i ikram ile arş

Latif denizlerin kenarı hemen
Gümüş aydı o seçkin ayak

Olmuşlardı O''nun ayak torağı
Bir sürü saçı kokulu gılman

Dokuz felek öpmek için ayağının toprağını
Gökte dokuz dolanırdı haremin

Gece renkli olan ayakkabısını öpmek için(540)
Yaktı göklerde güya fanus

Çark-ı felek ahenk ederek Arş''a
Bir benekli şal döşedi ayağına

Huda ayağının altına serdi bir halı
Yüzleri benli gılmanın nakışları var onda

Oldu Resul''ün köyünün taşları
Hurilerin gerdanına parlak kolye

Hem dedi vasf eden O Taze Gülü
Misk kokuluydu ellerinin ayası

Merhaba eylese bir kimseye eğer(545)
Devlet-ü izzetle Peygamber

Bir iki gün geçse aradan
Belki hem bir nice günler

Duyulurdu nitekim yeşil bahçelerden
O kişiden temiz kokular

Evreni kaplayan kokuydu O Can
Güzel koku gizlenmez Efendi

KUTLU PARMAKLARI

Ebu Tufeyl o fazilet ehlinin başı
Dedi canıyla oldu O''na öğrenci

Her bir kutlu parmağı onun(550)
Mevla''nın yarattığı sanatkarane bir kalemdi

Güzel elleri kazanın kısmetiydi Onun
Onun ulvi elleri kaderin kısmetiydi

Firdevs ağacıydı parmaklarının üstü
Gümüşten ala idi o parmaklar

Kalem gibi her biri uzun ve biçimli
Celil olan Allah''ın kapısının anahtarının dili

Yazmamıştı Rabbani kalem
Kalem parmaklarına Onun ikinci

Bileği Besmele idi hemen hemen(555)
Ona ‘Nun ve-l Kalem'' olmuştu görenleri

İsa''nın eline Onun uzun elleri
Ölü diriltmeyi ikram ederdi

Armağan etti o derya dolu ellerin içi
Zamanın gül bahçesine nurlu yağmurlar

Mührüydü o Faruk''un eli
Çözerdi halkın düğümlerini

Oldu O Gerçek Efendi
Halkın en keremlisi Kerim Ahlak

Böyle der İhya-i Ulum sahibi(560)
Yanına varsa eğer bir masum

Lütufla okşasa onu O Kerem Kaynağı
Yani ümmetin Sultanlarının Sultanı

Diğer çocuklar içinde O Sabi
Edep yolunu ihya ederdi

Kokusundan bilinirdi her şey
Ki ona el sürmüştü Yüce Resul

Nice gün gitmezdi kokusu
Taze misk kokusuydu nefesi

KUTLU VÜCUDU

Cismi ışık saçardı Tanrı sevgilisinin (565)
Saf idi nurlu güneş gibi

Nura benzerdi kılsız saf ve temiz vücudu
Nasıl methedeyim O bedeni

Güya nurlu deniz idi O
Sevgilinin güzel yüzünün tecellisiydi O

Hem O Alemin Sevgilisi ''nin endamı
Görünseydi olurdu daha sevimli

Dem vururdu eğer açılsa ağzı
Varlığının kaydı Fatiha''dan

Nurdan servi idi O gümüş endamlı(570)
N''ola derlerse direği İslam''ın

Dedikodudan arınmıştı dili
Kıldan arınmış olduğu gibi cesedi

Göğüs bölgesine varmazdı keder
Toprak dolsa eğer denizlerle karalar

Yâri seyretmek için teklifsiz
Bütün göz idi mübarek beden

Kıldan temizlenmişti o nazik ten
Nurdan bir cesed idi o beden

Bir parlak gümüş ayna gibi(575)
Kıldan arınmıştı vücudu Nebi''nin

MÜBAREK GÖBEKLERİ

Dahi göğsünden meleklerin öğlesi
O haremin ceylanı göbeğine dek

Hat çekilmiş idi bir dizi siyah kıldan
Nakleder bunu raviyan-ı ahbar

Levh-i Mahfuz idi o kutlu sadır
Ona güya kalem olmuştu o tüyler

Dahi göğsünde ve karnında O''nun(580)
Kılı yok idi o nazik bedenin

Dedi vasf eyleyen o saf gönül
Yok idi o ince çizgiden başka kılı

Pak uzvunda onun baştanbaşa
Hasılı yok idi tüyden kıldan eser

Göğsünün ortasında elif gibi o hat
Tüyden kalem çekmişti fakat

Amber teli gibi o siyah tüy
Yaraşırdı nitekim halesi ayın

KUTLU BEDENLERİ

Dedi Ashab ile harem ehli (585)
Eti O Cism-i Şerif''in her dem

Taze gül gibi parlak idi hem
Pak bedeni süzülmüş idi hem

Misli olmazdı o kavisli kaşın
Güllerini derse felek Firdevs''in

Gençlik günleri gibi ta
Pek ter-ü taze idi o aza

Ne tenezzül edip o gümüşten
Ne zarar gördü yaşlı olmaktan

Hiç olur mu bu ki otlar kırlardaki(590)
Sararıp solsun Allah bağının gülleri

Eceli gelip vefat edince
Bedeni terk etti saf ruh oldu

Ahmet Kemal
Kayıt Tarihi : 15.7.2015 19:55:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!