Kârûban gecelerden süzüldü heceli sessizlik,
Bir zambuk gölgesinde titredi zamanın ensizliği.
Yankılandı taşsız yollarda, ferahnûr bir iç çekiş,
Sînakâr yıldızlar düştü, her biri bir başka geçmiş.
Göğün kuytusunda bekleyen mülhik bir öksüzlük var,
Ne rüzgâr bilir, ne de yeryüzü – yalnız kalpleri sızlar.
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta