Temmuz'du, bir yüzyılın ilk çeyreğinde;
dağların şahitliğinde,
akan bir nehrin kızıllığına...
Su aktı...
Hiçbir nehir sürükleyip götüremedi hatırayı.
Örttü toprak bedenleri de acıyı örtemedi.
Adı Zilan'dı...
Baharı türkülerle karşılayan,
şimdi ise acısına ağıtlar yakılan...
Bilmezdim
bir nehrin kızıllığını
ta ki sen düşene dek...
Kayıp mezarlar birikir
o kızıl suyun kıyısına...
Yıllar geçti...
Devirler aktı, çizildi haritalar,
şehirler büyüdü,
insanlar yaşlandı.
Fakat hiç yaşlanmadı
bazı sessizlikler.
Ve hafıza,
bekledi kıyıda;
hiç susmadı,
eski bir ağıt gibi
Çünkü yoktur
acının dili;
ne dağı vardır,
ne bir sınırı...
Hangi dilde ağlarsa ağlasın,
bir annenin yüreği;
gözyaşının var mıdır
tercümeye ihtiyacı?
Dilerim ki
hiçbir vadi,
bir daha sessizliğini
çığlıklarla öğrenmesin.
Ve tarih,
unutmayanların vicdanında
yeniden insan olsun. K. Adsaz
Kayıt Tarihi : 24.07.2026 12:39:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!