Zeynep Buğlem Şiirleri - Şair Zeynep Buğlem

Zeynep Buğlem

Ruhumun Diğer Yarısına
Bazı insanlar hayata bir eksikle başlar; adını koyamadıkları, nereden sızdığını bilmedikleri bir boşlukla… O boşluğu doldurmak için durmadan ararlar; insanlarda, yollarda, cümlelerde, susuşlarda. Seni tanıdığımda anladım ki, içimdeki o eksiklik bir yokluk değilmiş; sadece sen gelene kadar bekleyen bir yermiş. Meğer kalbimdeki o sessiz alan, başkasına değil, yalnızca sana aitmiş.
Seni sevmek benim için bir seçim olmadı hiç; aklın terazisinde tartılmış bir karar da… Seni sevmek, ruhumun kendini tamamlamasıymış. Nefes almak gibi, kalbin atması gibi doğal ve kaçınılmaz. Seninle konuşurken zamanın nasıl akıp gittiğini fark etmemek, kelimelerin arasında kaybolmak ya da sadece varlığının verdiği o açıklanamaz güven duygusu… Hayatın bana sunduğu en sade ama en kıymetli armağan bu.
Bizim bağımız, sadece güzel cümlelere sığan ya da mutlu anların fotoğrafında kalan bir şey değil. Biz, birbirinin yarasını kanatmadan dokunabilen, susarak da anlaşabilen iki ruhuz. Göz göze geldiğimizde kelimelerin gereksizleştiği, bakışların her şeyi anlattığı bir yer var aramızda. Sen yanımdayken dünyanın kalabalığı uzaklaşıyor; gürültüler susuyor, fazlalıklar dökülüyor üzerimden. Hayat sadeleşiyor, ben hafifliyorum.
Seninleyken sadece dünyaya değil, kendime de başka bir yerden bakıyorum. Kendimi daha çok kabul ediyor, daha çok seviyorum. Eksiklerimle barışıyor, yaralarımı saklama ihtiyacı duymuyorum. Çünkü sen, olduğum hâlimle kalabileceğim nadir duraklardan birisin.
Yollar nereye çıkarsa çıksın, kader hangi istikameti gösterirse göstersin; kalbimdeki pusula hep seni işaret edecek. Mevsimler değişecek, zaman yüzümüze izler bırakacak belki ama içimde sana dair olan o yön hiç şaşmayacak. Seninle her şeyi göze almak, bilinmeyen yollara korkmadan yürümek benim en büyük cesaretim. Çünkü cesaret bazen ileri atılmak değil, doğru insanın yanında kalabilmektir.

Devamını Oku
Zeynep Buğlem

Sorgusuz gitmelerin vardı senin…
Kapıyı çarpmadan çıkan vedaların.
Hesapsız nefretin mesela;
Sebepsiz başlayan, iz bırakıp giden.
Usandıran görmezden gelişlerin vardı senin,
Bakıp da görmemek gibi,

Devamını Oku
Zeynep Buğlem



Hafızım

Hayat kırk yerinden vurdu ömrümü. Ne bir silah sesi duydum, ne de bir savaş gördüm. Sessizdi, ama ölüm kadar yakıcıydı. Kırk kez aldı canımı, üstelik ne ecel vardı ortada ne de Azrail. Her defasında biraz daha eksildim, biraz daha sustum. Küllerimi bile sakladım, kimse görmesin diye içimin yangınını kendi avuçlarımla örttüm.

Devamını Oku
Zeynep Buğlem

Sen beni diz kapaklarımdan öp adam.
Bugüne dek tüm düşmüşlüklerimden;
ayağımın kaydığı anlardan,
yere ilk çarptığım yerden,
kalkmayı öğrenmeden önce öğrendiğim acılardan,
yaralarımdan, izlerinden…

Devamını Oku
Zeynep Buğlem

Ömrüm...

Bu gün, içinde papatya resimleri olan hırkamı giydim…
Belki sen kokarsın diye.
Giyinirken ellerim titredi,
omzumdan aşağı kayarken hırkanın yumuşaklığı bile yaktı içimi.

Devamını Oku
Zeynep Buğlem


Seni Sevmeye Geleceğim
(Bir Mektup)

Sevgilim,

Devamını Oku
Zeynep Buğlem

Senle biz.!!
Binlerce şiire sığmış,
Yüzlerce mısraya dokunmuş,
Milyonlarca duaya karışmışken…
Adımız her cümlede biraz eksik,
Her temennide biraz yarım kalmışken;

Devamını Oku
Zeynep Buğlem

Söylesene adam,
Unutur muyuz gerçekten birbirimizi?
Adını anmadan geçen bir gün olur mu sanıyorsun,
ya da kalbin, kalbimi tanımamış gibi atar mı?
Ne sen beni unutursun,
ne ben seni…

Devamını Oku
Zeynep Buğlem


Âh…Ahhh...
Ruhumda kanadı kırık kuşlar var,
esrarlı, suskun, ürkek.
Nefesim dar, sesim yorgun,
kafesim kendim kadar ağır.

Devamını Oku
Zeynep Buğlem



Sevgilim,

Ağrımı sorduklarında, yine “başım” dedim.
Oysa bilselerdi, ağrıyanın aslında kalbimin ta ortası olduğunu…

Devamını Oku