Tarık Akan Ölmüş, Issız acun kalmış.
İçimde bir peşmerge karanlığı Ferit
O an
o köşede patlayacak kendine ya cihat
Karbon yağacak ve
afyon, göksüz karanlıktan.
Küserim sana ey gövde
Bir nebze liyakatın varsa
Eğilme böyle yaprak dökerek
İhanet etme efendine
Dik dur, varsın sansınlar.
Düşme ele, yere, dile, kadere.
Dünden kalan bir şeyi bakır kapta ısıt ye yarın.
Öyle tencere tutacağıyla koyuver masaya.
Kemirilmiş bir ekmek olsun yanında, yarım baş da soğan.
Ambalajında kalsın ayran.
Ama doymayı anlatsın, tıka basa doymayı ki yetişe bilesin gündeme.
Yarınki mesaiye, tıklım tıkış otobüse,
Anıyor musun beni
Bayramlarda bilakis
Kurban da değil Şeker de
Kestanelikte, Ardeşen'de
Vaka sayılarında artış var
Islık çalıyorum sokak lambalarına
Bir vicdan orucundayım.
Zevkleri dert edindim, dertleri zevk
Patladı patlayacak içimde cerahat
Sanki ilmi varmış gibi kötülüğün
Bir türlü gitmiyor boğazımdaki ilmek
Belki bir dershaneye gitmeli
Kadim bir yeraltı devleti gibi derin
İhtiyaç yok tatavaya, ne de tafra
yapar Ayasofya. Bir kızıl dalga.
akar başkaldırı Yerebatandan aşağa
kalabalık yayından kopmuş gibi
akın akın dalar Galata’ya.
Versay’da çamaşır yıkar
Ak Saray’da çiftetelli
Makam şöföründen bozma
Şeytanın iç güveysi
Çakallar gibi ulur
Vergisiz avlanırken
Koca kafalı dağlarda elma kalmamış.
Milyon kere yalvardım Zeus'a dedim ayaklarını yıkarım lo..
Yedircem lan sana, tanrıça olmam lazım.
Kız kulesinden kaç kere kaçtım ben.
İsmi lazım değil kaç keresteyle yattım aşk diye diye.
Neyim eksikti kırmızı halı haspalarından.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!