Leke damladı dağıldı
Karmaşa çıktı yayıldı
Sessiz ve farklıydı
Çığlıklar arasında
Aynılastırmak için
Tekinsiz mavidir gün
Sancısı ağır
Ruhlar bedenlerini arar
Bağır çağır
Keske uçsuz bucaksız
Seyredebilseydim seni
Yangın bir deniz
Yesil bir ova sessiz
Olgun başaklarla dolu
Olsaydı ufkun,
Kara kanat rüzgarı
Yüzümü avuçladı
Ruhum buruşmuş kağıt
Karanlık, gürültülü
Odadan çıktım
Atılmamış her çığlık
Savur saçlarını dagıt
Kurtul tokalardan
Topuz sarmalları
bırak gitsin rüzgara
Alıç yaban mersini nar
Ahlatın yanında ayva
Ayvanın yanında ah var
Ayrılık kokar
Sararan yapraklarda hüzün
Bir kuş sesi bölüyor sessizliği
Bu ne diyorsun,kuş diyorum
Uçuyor,dinliyorsun
Dinleyen kulaklar büyütüyorum
Minicik eller tutuyor
Minik ayaklar yürütüyorum
Her seyimden soyundum
Kalan beyaza çalan mavi
Hafif bir yaz kokusu
Serin bir nem hissi
Dudaksız söylediğim türkü
Kulaksız dinlediğim ninni
Tekerlekli sandalyeden bağırdı
Zamandan çok içmiş adam
Bana bir tost
Sen de istediğini al Süheyla
Kütlesinden büyük sesle
Hastane kantininde
Saçlarımızın uzamasını beklerdik
Bekleyince uzamıyor diyerek
Ne büyük dertti kırıklar
Gençlik
Sevda derdik aşk derdik
Yanardık köz ederdik




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!