Kürsüye çıkınca, gürler derinden,
Çiğnediği yeri, ezer bu zavzav,
Kocaman gövdesi, oynar yerinden,
Boş laf diyarında, gezer bu zavzav.
*
Ormanı talanlar, dalları kırar,
Ne bir hesap bilir, ne kafa yorar,
Filleri toplar da, meclisler kurar,
Dostunu postunu, üzer bu zavzav.
*
Göbeği şişkindir, yedikçe şişer,
Haklının üstüne, çamurlar eşer,
Dağları devirir, engine düşer,
Masumun hakkını, çizer bu zavzav.
*
Kocaman ağzıyla, yutar her aşı,
Hiç durmadan akar, timsah gözyaşı,
Menfaat uğruna, satar kardaşı,
Bulanık sularda, yüzer bu zavzav.
*
Dünyayı kandırır, büyük bir yalan
Ardında bıraktı, koca bir talan,
Zehrini akıtır, sinsi bir yılan,
Herkesin cebini, süzer bu zavzav.
*
Aynaya baksa da, yüzünü görmez,
Kendi çıkarından, ödünler vermez,
Fil gibi kalındır, aklı da ermez,
Yalanla dünyayı bezer bu zavzav.
Kayıt Tarihi : 11.10.2026 09:39:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!