Hangi hal üzeresin, Titrek mi dudakların,
Duruyor mu üstünde, gülleri budakların.
Ellerin sıcak demir, gözlerin soğuk minder,
Kirpiğinin ucundan, bir bakış daha gönder.
Ben ağlarken aslında, zülfünü tarıyordum,
Gitme derken bir daha, hakkımı arıyordum.
Dokunsan ağlayacak, bıraksan düşeceğim,
Gelsen de ayrılığın, dibini içeceğim.
Kaç asırdır beklersin, bu hayali durakta,
Ağustosta kar yağsın, gözyaşını bırak ta.
Hayatım süresince, bir başıma ve tektim,
Yarınki mutluluğa, bir gün daha geciktim.
Sen hayali bir resim ben hayalde pinhani
Yalan mı ölesiye seviyordun sen hani
Önce can sonra canan, geçerim şu canımdan,
Bir odun eksilmedi, içimin yangınından.
Gittiğim yol üzere, sevdana açık perim,
Sokakların bittiği, yerde başlar kederim.
Dilimde donuk kalır, üşümenin hecesi,
Yokluğun diyemedim, en uzun kış gecesi.
Usulca yüreğimi, bıraktım ney sesine,
Artık beni yük etme, gönlünün heybesine.
Beni senin gölgende, meşale gibi yandır,
Uzun uzun baktığın, işte öldüğüm andır.
Tırmalar kulağımı, uzağın kuş sesleri,
Bir yankı aramakta, kalbimin boş sesleri.
Dönmeyi düşünürsen, tut beni kanadında,
Ellerimi uzatırım, inan ki son adımda.
Çiçeklerim aşk ile, rüzgarında sallanır,
Bir can suyu verirsen, toprağında dallanır.
Sevdası gözlerinden, bir süzüm aktı değin,
Bu gidiş Mevla’yadır , ayrılık vakti değin.
Avucunda gözyaşı, görmek istemem tek sil,
Mey dolu kadehimden, bir yudum daha eksil.
Asumandan yıldızlar, üzerine ağmadı.
Benim kadar sevecek, anasından doğmadı.
Belki sende yazarsın, yüreğin kabarınca,
Üşümek istiyorum, yokluğun kadarınca.
Kayıt Tarihi : 23.10.2026 16:16:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!