Burada geceler ağlar anne, gündüzümüze ağıttır.
Güneşimizin kaybı ağır, ay ise sorgusuzdur.
Ne bizi gören cevap bulur, ne de soran bizden olur.
Her mahkûm, cezasını önce gün saymakla sahiplenir.
Saysan da gün geçer, saymasan da ömürden geçer.
Cezam yok diyene, ‘’Allah sabır versin’’ denilir.
Unutulursun unutmaya teşebbüsten.
Kovalarsın kaçmaya yeltenmekten.
Yalvarırsın kendini padişah gibi görmekten.
Ve hep beni ararsın,
Beni kendi ellerinle kaybolmaya bırakmaktan.
Kurtulamazsın, kurtulamazsın bu azaptan, bu vicdandan.
Bitti gözlerinin büyüsü
Gözlerinden korkmuyorum artık
Bağladım bedenimi
Seni görünce titremez artık
Ay bile titrerdi,gece el ele tutuştuğumuz da
Şimdi,bakmıyor bile yüzümüze
Sensiz;
Ölümün yumruğunda kanarcasına damarım.
Gülün sustuğu kadar bülbül,
Sana koşmayı istercesine topal,
Ve sana gel demeden uzak dururcasına hasretim…
Hicran vurur gönlüme, darbeler fırtınadan beter.
Sarılmaların yağar bedenime yağmur misali.
Damlalar jiletten keskin, vurur her defasında bedenime, yaralar.
Sırılsıklam kanar tenim, kan damlar terim.
Kesilir soluğum, titrer yüreğim,
Yığılır kalırım olduğum yere.
Sakın gelme şehrime,
Çok üzgünüm bu aralar.
Kokun gelirse olur da burnuma,
Beni çok yaralar.
Selamın bile, zoruma gider.
Sana ait bir şey kalmadı elimde,
Bundandır bütün yoksulluğum.
Hâlbuki bir gülüşün, bir de sözün,
Zenginlik katardı bütün ömrüme.
Sen nasıl bir bahardın,
Ah nasıl söylesem ki sana,
Gidişini anlatan türkülerimi?
Yıldızların sensiz söndüğünü,
Sensiz kelimelerin bittiğini, tükendiğini...
Artık kalemin bile kâğıda işlemediğini
Nasıl söylesem ki?
Bütün sözler yalancıysa kulaklarıma, bunun sebebi sensin,
Hadi kaldır kadehini yokluğuma iç, bu gece bendensin.
Bir ayrılık şiiri yazıyorum yokluğunla bütünleşen
Vuslatı yok, hüznü çok, bana bakan gözleri de yok
Ah gözlerin ah
Pek konuşmaz tavrı ile öylece seyre dalmıştı.
İçindeki çocuk yüzüne yansımış ve yaramaz mimikleri vardı.
Kendi başınaydı. Biraz deli, biraz masum, biraz şımarık hali vardı.
Rüzgâr saçlarına dolanıyor ve öpüp kokluyordu. Ve benim içim gidiyordu.
Yetmiyor içimdeki içim de gidiyordu ta onun rüzgâr değen saçlarına.
Yanaştım yanına. Benim ona baktığım gibi, o da bana baktı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!