Arsızsın yüzsüzsün utanmazmısın
Üstüne düzenden pay almazmısın
Yaradan Allah'tan hiç korkmazmısın
Yüzüne tükürsen Nisan yağmuru
Düşer kalkar dersin almasın
Nisan yağmuru mu neye benzersin
Sinsice yürür toprak ezmezsin
Sen sevmekten aşktan bilmezsin
Ne sevdiğin belli ne sevmediğin
Ne güneşin biter nede de yağmurun
Gümüşhane bilir misin?
Kazık beli şehir olmuş.
Giresunlu Şalpazarılı,
Bütün yaylalara dolmuş.
Bakkalıyla, kasabıyla,
Sonunda cennet olmasa
Bu dünya hiç çekilmezdi
Bizim için yaratmasa
Bu dünya hiç çekilmezdi
Allah vergisi olmasa
Oynadın duygularımla
Türlü türlü huylarınla
Bu dünyada varlığınla
Sen bir insan olamazsın
Yakıp gittin hayallerim
Unutmadım cemalini yüzünü
Sana açtım yüreğimi gönlümü
Söz verdim de çektim senin nazını
Bu güzellik sen de kalır mı sandın
Senden başkasını görmezdi gözüm
Ruhun bedeninden çıkıp gitse de
Mezarın seni toprak etse de
Üzerinde yeşil otlar bitse de
Sen yüreğimdesin ölmedin annem
Yediğin ekmeğin aşın bitse de
Gövde kuruduktan sonra
Dalda yaprakta olmuyor
Gönül kırıldıktan sonra
Tedavisi de olmuyor
Gövde kök üstünde olur
Özlemiştim gözlerinin rengini
Gönül arar bulamadı dengini
Ne eyleyem ağaları zengini
Olursa gönülden sevenim olsun
Bir dilim ekmeği bölüp paylaşam
Altın pas tutmazda değeri bitmez
Yanmayan ateşin dumanı tütmez
Fani insanoğlu haddini bilmez
Unutma sonunda ölüm var ölüm
Günü gün eder haddini bilmez




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!