Kışım güzel, yazın güzel,
Namelerin sazın güzel,
Sonbahar da döker gazel,
Ormanları koruyalım.
İnce, ince dalların var,
Deli gönül havalanma boşuna
Konup tüneyecek bir dalın mı var
Övünůrsün malın mülkün paranla
Mezarda yapılı işhanın mı var
Íyiliktir malın mülkün servetin
Sen bu kadar güzelmisin
Allah övmüşte yaratmış
Kaşlarına hilal çekmiş
Seni nurundan yaratmış
Kızım bahtın açık olsun
Bugün efkarlıyım dostlar
Gençliğimi hatırladım
Elele gördüm gençleri
Gençliğimi hatırladım
Nasıl geçti boşa yıllar
Öyle bir zamana geldik
Dost düşman mı belli değil
Kimse arayıp sormuyor
Bacı kardeş belli değil
Herkes kendi havasında
Mazlumun göz yaşlarını
Siler bir gün Yüce Mevlam
Kulunun yalvarışlarını
Duyar bir gün Yüce Mevlam
Sabrın sonu selamettir
Sonunda cennet olmasa
Bu dünya hiç çekilmezdi
Bizim için yaratmasa
Bu dünya hiç çekilmezdi
Allah vergisi olmasa
Oynadın duygularımla
Türlü türlü huylarınla
Bu dünyada varlığınla
Sen bir insan olamazsın
Yakıp gittin hayallerim
Unutmadım cemalini yüzünü
Sana açtım yüreğimi gönlümü
Söz verdim de çektim senin nazını
Bu güzellik sen de kalır mı sandın
Senden başkasını görmezdi gözüm
Ruhun bedeninden çıkıp gitse de
Mezarın seni toprak etse de
Üzerinde yeşil otlar bitse de
Sen yüreğimdesin ölmedin annem
Yediğin ekmeğin aşın bitse de




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!