Yorgun Sevdam Şiiri - Suzan Çelik

Suzan Çelik
125

ŞİİR


7

TAKİPÇİ

Yorgun Sevdam

Fakat şikayetçi miyim, ASLA!
Sağır ve körlere inat, savaşa devam.
Böyle böyle büyümekte Ümmet davamız.
Şairim ve hırka kuşanmışım ta ezelden, Resul’den.
Bir şey takıldı kafama yalnız; Şehit Reis Muhsin YAZICIOĞLU’nu üşüten neydi
Dayanılmaz olduğu gerçek işkenceler mi?
Evet insan olan için dayanılmazdı, MUTLAK.
Fakat ondaki DAVAYA ADANMIŞLIĞI kendimden biliyorum.
Ona üşüyorum dedirten bambaşka birşeydi.
Halime bakıyorum ve görüyorum; uğruna adandığım Milletim için üzülmekteyim.
Üşümekse eğer adı, ben Milletimin efsunlanmış haline isyanlardayım.
Keşke diyorum bir pencere açılsa ötelerden dünyaya..
Muhsin Reis'imin dediği gibi "Kapatmasa ışığımızı" hainler ve öylece hakikatin rengine boyansak hepbirden, hepimiz.
Reis’le hemhal olmuşum, öyle ki birçok açıdan yolumuz bir.
Bizi birleştiren bir kutlu vesile de tasavvuf.
EVLİYALARLA dostluğumuz VAR.
Siyasetin anlamı onun için Millete adanmışlıktı ve bu yolda hizmeti nimet bildi hep.
Benim nazarımda da siyaset aynı şey.
Hoca Ahmed Yesevî geleneğine dayanıp ALPERENLİĞİ DİRİLTME SEVDASINDAYDI O.
Yolundayım.
Kutlu sevdası, Alperenlik Davası MUTLAK SÜRMELİDİR.
Hizmet, bayrak yarışıdır.
Onun "İslam hassasiyeti olmayan milliyetçiliğin içi boştur" sözü çok çok önemli.
Türklük kisvesi altında zulmü içselleştirmiş politikacılar VAR.
Halkın milli-manevi hassasiyetini istismarla şerde birlik güdüyor, öyle ki aleni olan İsrail zulmüne karşı bile duruş sergilemiyorlar.
BU BÜYÜK BİR OYUNDUR dikkat DIŞ GÜÇ maşası pozisyonunda ve başımızda dert uyutuyorlar.
İktidar olma uğruna halkı ilkesizliği içselleştirme batağına çekiyorlar.
Bu toptan büyük bir çöküşün habercisidir.
Evet haksız rekabetle halkın kesesinden harcanan paralarla yürütülen SİSTEMLİ kampanyalar kalabalıkları duyarsız, sorgulamasız efsunlu yığınlar haline getirdi.
Öyle ki demokrasi adıyla kutsadıkları fakat esasen hazine paraları ve seçim yardımları vesilesiyle EHLİYETSİZ bir güruhun tek adam stratejisine dayalı merhamet yoksunu sistem aldı başını gidiyor.
Bu İslam’a aykırıdır.
Osmanlı padişahları bile karar yetkisini EHİL KESİMLERLE istişare esasına dayandırırdı.
Öyle ki kuruluş döneminde dahi Osman Gazi, kayınpederi Şeyh Edebali'ye danışmadan iş yapmazdı.
Osmanlı’da herbiri alim ve yetkin kişilerden oluşmuş Divân-ı Hümâyûn, Meşveret Meclisleri, şeyhülislam ve kazasker gibi ulema sınıfı ihdas edilmiş olması dikkat çekici.
Padişahlar için asıl olan hakikatin ve doğru olan icraatların hayata geçmesiydi.
Fatih Sultan Mehmed Han Hazretleri, padişahların Divan toplantılarına başkanlık etmek yerine, kafes arkasından takip etmesini, vezirlerin ve meclisin daha serbest tartışmasını ve istişare etmesini sağlamak üzere Kanunname yayınlamaktan bile çekinmedi.
Denilebilir ki şimdi Türkiye Büyük Millet Meclisi var ya.
VAR da kimler milletvekili oluyor, kanunlara falan kimler karar veriyor!
Parası olan vatan haini sevicisi ve haramibaşı çapulcuların Milleti temsil edebildiği bir Meclis yetkin sayılabilir mi!
Kimse kimseyi KANDIRMASIN.
En önemlisi de toplumun otokontrol mekanizması olacak etkin bir kamu denetçiliği sistemi bulunmayışıdır.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nda Devlet Memuru Sıfatımla zabıtada tüketici bürom vesilesiyle Osmanlı’nın GERÇEK KAMU DENETÇİLİĞİ olan muhtesiblik kurumunu güncellemiştim.
Herbiri çeşitli alanlarda UZMAN yüzellidört kişilik denetim grubu kurduk bunun için.
Çalışmalarımız Ak Parti'nin Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın güdümünde HUKUKSUZCA engellendi!
Zabıta Tüketici Bürom, hakkımda görevime iademe ilişkin mahkeme kararı olmasına rağmen ve hakkımda görevimi sürdürmem için resmi onaylar örtülerek Ak Parti'nin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ölü belediye başkanı Kadir Topbaş tarafından sekreter yeğenine makam kurmak adına kapatılmıştır.
Hep belgelerle konuşuyorum.
Hukuksuzlar için mahkeme kararları, sokak çocukları-tüketici hakları konulu birimlerimin kuruluşu hakkında resmi onaylar falan hiçbirşey ifade etmemektedir.
Tüm bunlar ülkemde DİKTA REJİMİ HAKİM OLDUĞUNU GÖSTERMİŞTİR.
Defalarca yapmış olduğum fakat Ak Parti'nin Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın güdümündeki İçişleri Bakanları güdümünde işletilmeyen resmi suç duyurularım bunun kanıtıdır.
Muhsin YAZICIOĞLU hayatını tasavvuf referanslı ALPERENLİĞİ kalkındırmaya adadı, bunun için vakıf kurdu.
Ben de buna ilaveten yine tasavvuf referanslı İslam toplum düzeninin olmazsa olmaz kurumu MUHTESİBLİĞİN KAVGASINDAYIM.
YAZICIOĞLU’nun Nakşibendi tarikatının Menzil koluna ve özellikle Merhum Şeyh Seyyid Muhammed Raşid Erol Hazretlerine derin bir muhabbet beslediği, Menzil'i manevi sığınak olarak gördüğü bilinir.
Ben de 1998’den beri aynı yola bağlıyım.
Yolun güncel Halifelerinden Şeyh Seyyid Muhammed Mübarek Hz.’nin müridi ve yolumuzun SEMERKAND VAKFI’nda uzun süre bilhassa bölge sosyalcisi olarak hizmetim oldu.
Şehit Muhsin YAZICIOĞLU’nun partisi ESKİ BBP’den 2011’de milletvekili adaylığım oldu.
Neticede ne oldu; Seçim yardımları ve hazine paralarına yenik düştük.
Gerçek başörtü-tesettür mücadelemle birlikte tüketici hakları, sokak çocukları, şizofreni hastası evsizler davalarım kapsamında, Osmanlı ecdadımı cihan devleti yapan muhtesiblik ve sıbyan mekteplerini kalkındırma mücadelelerimi Milletimin Meclisi’ne taşımam Ak Parti'nin Cumhurbaşkanı ve aparatlarınca SİSTEMLİ ENGELLENDİ.
Bu yolda basın satın alınmak suretiyle sessizleştirildim, hatta hukukçu milletvekili Burhan Kuzu tarafından hakkımda televizyonda "amaaan kazanamayacak partiler başörtülü aday göstermiş" şeklinde spekülatif açıklama yapıldı ve bunu eleştirdim diye feysbukda hesabım heklenerek mafya eylemiyle tüm iletişim olanaklarım felç edildi.
Neticede seçimi hazine parası, seçim yardımı alan Ak Parti'nin Cumhurbaşkanı Erdoğan kazandı, haksız rekabet neticesi biz kaybettik.
Ama olsun tıpkı siyasette önderim Şehit Muhsin YAZICIOĞLU’nun dediği gibi; “Bizim derdimiz barajı değil, sıratı geçmekti”
Ey Milletim ayağa KALK Muhsin YAZICIOĞLU gibi bir yiğidin esasen KUTLU DAVASINI KATLEDEN politika denen lanetli şey BİTMİŞTİR.
Sen de TASAVVUFA GEL.
Zalimleri yalnızlaştırma gücün VAR.
Bu önemli.
Parti üyeliği artık HARAM olmuştur.
Menzil tasavvuf yolunda sorumlusu Şeyhim Seyyid Muhammed Mübarek Hazretleri olan SEMERKAND VAKFI, Allah için Milli mücadelede hizmet için doğru adrestir.
Menzil'deki Evliya Seyyid Şeyhler Mübarek ve Fettah Hazretleri masumlar ve başörtüsü konulu tüm davalarımda istişare makamımdır.
Onlar yirmisekiz şubat darbe sürecinde dahi beni yalnız bırakmadı hep yanımızda oldular.
13.08.2026

Suzan Çelik
Kayıt Tarihi : 11.09.2026 22:50:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!