Hızla akıp giden şu yalan yolda,
Umutsuz kalpleriz biz solan kolda,
Kurşun gibi ağır olan en solda,
Gölgeler üstüne çöker ansızın.
*
Betondan dağlarda çarklar dönerken,
Ateşler içinde ruhlar sönerken,
Sessizce yokuştan dibe inerken,
Vezinsiz çığlıklar yırtar gökleri.
*
Zamanı öğüten makine durmaz,
Soğuk rüzgarlardan kimse hal sormaz,
Paslanmış vicdanlar zinciri kırmaz,
Yoksulun ocağı tüter dert ile.
*
Issız limanlardan gemiler kaçar,
Karanlık sokaklar zehrini saçar,
Aç kalan çocuklar göğsünü açar,
Beklenen o yağmur yağmaz bir türlü.
*
Sırrını döküyor eski masalar,
Dertleri dokuyor dilsiz tasalar,
Her yanı sarmıştır katı yasalar,
Işığı çalınmış solgun ufuklar.
*
Geceler uzundur sabahı bilmez,
Ağlayan gözlerin yaşını silmez,
Ucuz romanlarda kahraman gülmez,
Sayfalar dolusu kanar kelamlar.
*
Zemheri ayında buz tutmuş eller,
Sessizce savrulmuş yersiz emeller,
Çökmeye yüz tutmuş sağlam temeller,
Titreyen dudaklar isyan fısıldar.
*
Kıvılcım bekleyen yorgun insanlar,
Ateşle sınanmış dilsiz vicdanlar,
Tükenmez sanılan devasa anlar,
Vezinsiz bir türkü söyler yarına.
Kayıt Tarihi : 9.10.2026 23:18:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!