Demek gidilecek bir yol var sandın,
Bütün geçmişi bir kalemde andın,
Kendi ateşinde boşuna yandın.
Zaten ben de kalmayı düşünmüştüm,
Nemli seralarda hep üşümüştüm.
*
Hızlıca git artık arkana bakma!
Yürüdüğün yerden izine çıkma,
Gönlümü bir daha ateşte yakma.
Nemli camlar ardından gölge susar,
Şehir, içindeki nefreti kusar.
*
Kalan kişi yalnız kendine ağlar,
Çaresizce gidip karalar bağlar,
Kapalı camekan yolları dağlar.
Ama neden içim sızlayıp kanar...
Ayaklarım hala o yönü anar!
*
Hayır o adımlar bana aitmiş,
Geçip giden zaman sanki şahitmiş,
Yere basan taban camla akitmiş.
Yolcu ise şaşkın durup da bakar,
Boğucu bir sıcak üstüne akar.
*
Niye hiç ses etmez dur demez diye,
Verdiği sözler hep döndü geriye,
Ayrılmak mı demek en son hediye?
Demek ki bu kadar basitti derdi,
Her adım kalbime acılar verdi.
*
Ayaklar böylece yoldan saptılar,
Elden ele geçip yönler yaptılar,
İnsanlar sadece yola taptılar,
Ve herkes adımla mutlu olmaya,
Çalışıp başlar en baştan solmaya.
*
Demek gidilecek başka sokak var,
Oysa ayaklarım sızlıyor naçar,
Bu yollar nereye varır kim kaçar?
Zaten ben de durup soluklanırdım,
Bu havasız yerden ben usanırdım.
*
Güle güle yürü dönme geriye!
Adımlar dönüşsün artık deliye,
Kendini adama boşa periye.
Giden kişi durmaz adımlar atar,
Seranın nemleri içine batar.
*
Kalan der ki yollar ne kadar uzun,
Nemli topraklarda kayboldu tozun,
Zaten adım atmak yarama tuzun.
Ama neden dizim bükülüp iner...
Sanki ayaklarım geriye döner!
*
Hayır bu adımı o atamaz ki,
Yabancı yollara da batamaz ki,
Bu daracık serada yatamaz ki.
Giden adımların aklı bulanır,
Terli camlar gibi kalbi sulanır.
*
Niye arkasından hemen gelmedi,
Adım seslerimi neden bilmedi,
Akan yaşlarımı dönüp silmedi?
Demek ki yürümek böyle kolaymış,
Bütün adımları büyük olaymış.
*
Ayaklar böylece yoldan ayrıldı,
Camekandan çıkıp dışa sıyrıldı,
Yürüyüş yolunda hep o kayrıldı.
Herkes ayaklara güvenip yaşar,
Kendi menzilinde engeller aşar.
*
Demek adım atıp gideceksin sen,
Yeni bir şehirde yiteceksin sen,
Yürüyüp gözümden biteceksin sen.
Zaten benim ayaklarım yorulmuş,
Sanki dizlerime zincir vurulmuş.
*
Git artık izini burda bırakma!
Adımını atıp kalbimi yakma,
Yürüdüğün yola dönüp de bakma.
Yolcu adımlayıp köşeyi döndü,
Sera sıcağında umutlar söndü.
*
Kalan durup kendi kendine baktı,
Neden ayakları kor olup yaktı?
Ter ve gözyaşı hep içinden aktı.
Zaten o yollarda yürünmez bence,
Ayak sızlayınca başlar işkence.
*
Hayır o adımlar yalan olamaz,
Başka bir şehirde huzur bulamaz,
Gittiği yerlerde o da kalamaz.
Giden ayakları duraksar biraz,
Seranın içinde üşümek ne haz.
*
Niye koşturup da beni tutmadı,
Adımları uzun yolu yutmadı,
İçindeki hırsı hiç uyutmadı?
Demek ki yürümek böyle kuraldı,
Camdaki izimiz geride kaldı.
*
Ayaklar yollarda hep ayrı düşer,
Adımlar menzili boş yere deşer,
Herkes kendi yolu üstünde pişer.
Ve herkes adımlar mutlu olmaya,
Çalışıp umutla başlar dolmaya.
Kayıt Tarihi : 23.09.2026 23:08:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!