Yalnızlığını daha derin duyacağı bir iklimin kucağındaydı.
Dört bir yanı matem soluyordu yine dertlice.
Neler düşünüyor, neler hayal ediyordu karanlıklar gittikçe koyulaşırken?
Evlatları mıydı düşlerindeki, anne babası, ağabeyi miydi?
Yoksa başka yitikleri de var mıydı özlemini duyduğu?
Gam, yine kemendini geçirivermişti boynuna.
Sıkıyordu boğazını, nefesini kesmeye ramak kalana değin.
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta