Yıldızların Nerede Amsterdam

Özkan Mert
4

ŞİİR


3

TAKİPÇİ

Yıldızların Nerede Amsterdam

Bir kente, bir insana nasıl başlanır
takvimlerden düşmekte olan soluk bir pazartesiye
taraçalarda - gaz tenekelerine yerleştirilmiş -
mor karanfiller, taş basamaklara...

Yeşil bir su akıyor gecenin içinden
Asitlenmiş kuleleri ve yorgun parkları kentin
yaralı. Saat kaç olursa olsun.
Umutsuz bir ilişki değildir gökyüzü.

Bir güvercin kadar hafif kelimelerle konuşalım isterseniz
kısayısa mutluluklar dileyelim birbirimize
Ama sonra herkes döksün kimliklerini ve sıfatlarını ortaya
Çünkü hayatı temizleyeceğiz.

Anlatacaklarım hepinizi ilgilendiriyor:
Hiçbiriniz kaçınamazsınız söyleyeceklerimden,
ben yanan bir bulut parçası olayım, siz de yıldızlar
ışıldatın yeryüzünü. Rüzgarı yıkayalım.

Hızla akıyor yaşamım güneşe doğru.
Avrupa'nın en günlü katedrallerinin önünden geçiyorum.
Duvar yazıları, duvar resimleri, hayatın en çıplak şiiri.
Çırılçıplak bir kentin içinde çırılçıplak yüzler.

Bir bakışta tanırsınız onları:
Toprağından sökülüp atılmış ağaçlar gibi
cıgaradan düşen bir kül gibidir onlar:
Ama bir bıçak kadar keskindir gözleri.

Bir davulun derisi kadar gergin yaşamımız. Ve
karlar altında kalan bir mücevher kadar soğuk belki kalbin.
Rüzgarlara ve acıya hükümlüsün.
Ama biliyorsun. Acısız ve sevdasız gidilecek bir yol yok.

Saat kaç olursa olsun. Umut vardır.
Dikkat! Hazin bir aşkın başlangıcıdır belki de bugün.
Hazin de olsa bu aşk, karanlık da olsa umut, inan bana
kesindir! Hayatı yıkayacağız.

Kanal boyunca yürüyorum Amsterdam'da.
Dudaklarımda lacivert bir tango.
Akşam mı oluyor? Ben mi yüzüyorum hüzünler
denizinde?
Gece ılık. Ve kalbim kanıyor galiba.

Küçük bir çocuğun oyuncak torbasına doldurulmuş evler.
Kocaman camlı pencereleri merakla bakıyorlar bana.
Bulutları kesen bir terziyim ben.
- Peki ama, yıldızların nerede Amsterdam?

Bir ton yıldızla geleceğim sana gene,
Takacağım yıldızları bir bir saçlarına.
Unutma! Sarı tramvayların, lalelerin kenti Amsterdam.
- Sevgilim oldun.
Tanıdık bir yüz elimi sıkıyor:
Kırmızı sakallı, kulağı kesik dostum Van Gogh.
Günaydın! Tablolarını rüzgar ve ateşle boyayan adam,
tanrının ikiz kardeşi, renklerin şeytanı.

Ah! Lacivert bir yağmur yağıyor Paris'e.
Ve lacivert bir tango dudaklarımda.
Sein nehri, hüzünlü kızım benim.
Tül bir perde sermişler toprağa. Paris olmuş.

Mavi bir mektup yazmak istiyorum memleketime.
Mavi bir şiir... Tarçın koksun her kelimesi.
İmbat rüzgarları uçursun a'ları, a'sız bir şiir olsun.
Ama tuzlu serseriliğim benim, eksik olmasın.

Özkan Mert
Kayıt Tarihi : 1.11.2014 09:11:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Fulya Aras Koca
    Fulya Aras Koca

    Nerede olursan ol, baktğın şeyde memleketini ararsın. Gaz tenekesine dikilip merdiven kenarınlarına dizilmiş mor karanfillerin sana verdiği hazzı, o ünlü katedrallerin soğuk duvarlarında bulamazsın. Niçin gitmek durumunda kalındığı, memlekette yaşama alanı belki de ekmek parası niçin bulunamadığı da cevabı yüreklerimize mengene sorulardır. Gönlümüz memlekette, bizler gitmek durumunda kalmışız ellere. Tarçın kokusuna sarmalansa arzular da buluversek kendimizi anamızın bizi ninnilediği sedirde temennisi ile yazılmış mavi bir şiir.

    Günün şiirini ve şairini kutlarım.

    Selam ve saygılarımla efendim

    Cevap Yaz
  • Sezer Cülcüloğlu
    Sezer Cülcüloğlu

    Bazen kelimeleri bulmak ne güç, büyüleyen satırlar karşısında...

    Cevap Yaz
  • Hikmet Çiftçi
    Hikmet Çiftçi

    YÜREKLERİMİZİN KANAYAN, FİKİRLERİMİZİN YEŞEREN GÜNÜ 10 KASIM

    Şiire sözüm yok.
    Güne yanlış zamanda düşürülmüş...
    Bugün hem yasımızı, hem hissiyatımızı, hem de yeniden yeşertilecek fikriyatımızı ihtiva eden bir 'ATATÜRK' veya '10 KASIM' şiiri görmeyi çok arzu ederdim.

    İyi ki, ana sayfada olmasa da 'Üye Şairlerden Günün Şiiri' sayfasında bu öenmeli ve özel gün atlanmamış.

    Neredesiniz Atatürkçüler!?
    Neredesiniz Cumhuriyetçiler!?
    Neredesiniz demokratlar!?

    Demek ki çok şey beyhudeymiş!..

    Bu yorumum 'SEÇİCİ KURUL'a teessüflerimin ve teessüratımın ifadesidir.

    Hikmet Çiftçi
    10 Kasım 2014

    'GERÇEK DOSTLAR BİRLİĞİ'

    Cevap Yaz
  • Naime Erlaçin
    Naime Erlaçin

    Bir şiirinde şöyle diyordu Özkan Mert:

    'Mandalina bahçeleriyle
    yüzüne çizikler atttıran ben! /
    Ben diyorum ki,bana bir şey olmaz…/
    Çünkü benim cevşenim sözcükler..../...'

    Gerçekten de onun cevşenidir sözcükler. (Burada 'cevşen' sözcüğünü savaş elbisesi, zırh olarak kulllandığını varsayıyorum.) Onlarla korunur, onlarla savaşır, onlarla dans eder, onlarla adeta oyun oynar, onları keşfeder. Önemli bir gurbet şairidir o.
    Şiirlerinin de tarçın koktuğu kesin...
    Gülümsemesi dudaklarından eksik olmayan, nurlu yüzlü bu şairimize selam olsun.


    Cevap Yaz
  • Xalide Efendiyeva
    Xalide Efendiyeva

    Herkes döksün kimliklerini ve sıfatlarını ortaya
    Çünkü hayatı temizleyeceyiz - nasıl?

    Hayatı yıkıyacağız -neyle?

    Su içilen bardağı su ile yıkamazlar çünkü her su içildiğinde yıkanıyor zaten. Hayatı içenin bardağı hayatıyla yıkanar

    Allaha tertemiz dönər yerə düşən yağmurlar
    Dünyaya bulanmış cəsədləri torpaq yuyar X.E.

    Amsterdam çırılçıplak, Paris tül altında, memleketimiz mavi bir şiir. Evet farkımız var

    Amma yine de insanız, 'insan' ve aynen 'dünya' kelimesi de a sız olursa, ne dünya kalır ne insan, çünkü A demle Hevv A nın günahkar evlatlarıyız

    Şiire ve şaire saygılarımla

    Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (6)

Özkan Mert