Tarihlerden on biri doksan sekiz Mart'ının
Çarşamba, kara kışın tükenen son nefesi;
Gecenin ikisinde, bir telefon hattının
Ucundan: 'Öldü' dedi bacımın yanık sesi.
Der demez iki yandan yükseldi bir hıçkırık,
Perde perde yayıldı, uzayın sinesine...
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Canım babacığım geride bıraktığın eserlerin ve güzel hatıralarınla daima bizimle berabersin. Ruhun şad, mekanın cennet olsun inşallah.
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta