Göğün ecrâmı, medârıyla pâyına halhal;
Ne cüretle dem vurur azametten şu dağlar?
Peki ya o şâhân-ı cihâna ne demeli?
Hepsi ihsânınla süslenmiş şanslı gedâlar.
Bedeni çıkarıp attım nihayet; vardım kutlu yanına
Ölümün de sonu varmış cidden; yapışmadı bak canıma
O karanlık kafesi açınca sen, ışıklar içinde kaldım
Üstüme gölge sinince sana hiç kavuşamam sandım
Hani kendi elimle karga salmıştım ya gönül bağımıza,
Sen de yabanlara yolcu etmiştin beni.
Tarif bile edemeyeceğim dertler edindim o günden beri.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!