Kapanmıştı sanki göğün en mavi kapısı,
İçimde yankılanmıştı en sessiz, en derin acının matemi.
Biri canımdı, gitti cennet köşesine;
Biri candandı, yarı yolda bıraktı ellerimi.
Gönlümün bahçesine kara kışlar çöktü sanmıştım,
Yorgundum, kırgındım, zamansız yaşlanmıştı içimdeki çocuk.
Fakat bilirim; toprak bile en sert ayazdan sonra
Çatlatır kabuğunu, uzatır göğe en yeşil umudunu.
Ve ben şimdi, bu küllenen ocağın başında,
İçimdeki o sönmeyen ateşe yürüyorum yeniden.
Yüzümde eskisi gibi tatlı bir tebessümün meltemi,
Adım adım uyanıyor içimdeki o kayıp neşe.
İstiyorum ki gülüşümle aydınlansın gölgeli sokaklar,
Gözlerimin içi parlasın güneşin ilk değdiği yaprak gibi.
Toprak utansın hüznümden,
Ayaklarım yerden kesilsin mutluluğun en saf rüzgarıyla!
Ruhum hafiflesin, kuşlar gibi hür, dalgalar gibi coşkun,
Yeniden seveyim hayatı, nefes almanın o tatlı uykusundan uyanarak.
Hoş geldin ey içimin sevinci, ey yarası sarılan gönlüm,
Bak, ufukta yine o rengarenk şafak söküyor:
Gözyaşım kurudu, yerini tatlı bir tebessüme bıraktı;
Ben yeniden doğuyorum, hayata ve sabaha merhaba!
Kayıt Tarihi : 3.11.2026 02:07:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!